Retorîk û felsefe
Sofistleri tanıyan Platon, "sofistikle ve retoriği özünde nasıl farklılık taşıdıklarını göstermek üzere tasarlanmış ayrıntılı bir benzetmeyle birbirinden ayırmaktadır, "aynı alanda ve aynı konu üzerin- de çalışan sofistler ve hatiplerin aklı karışmıştır, ne kendileri kendileriyle ne yapaca ğını ne de başkaları onlarla ne yapacağını bilmektedir." Bu onun bilginin, gerçekli- ğin ve eğitimin inanç, görünüm ve iknaya üstünlüğü öğretisı ışığında okunmalıdır Jimnastik nasıl bedeni formda tutuyorsa, yasa koyma da bir devleti sağlam ve sağlıklı tutar. Eğer beden hastalanırsa, ilaç onu tedavi eder ve devlet içinde buna karşılık gelen sanat adaletin icrasıdır. Bütün bu sanatlar kendi taklitlerine sahiptir. Jimnastiğe sağlıklı görünüm veren makyaj ve yasa koymaya bir devleti saglam kılan şeyi, gerçek bir bilgi olmaksızın verdiğini iddia eden sofistik karşılık gelir. Hekimin taklidi beden için en iyi beslenmeyi bildiğini one süren ama aslında sadece damağı hoşnut etme yi hedefleyen aşçıdır ve aynı şekilde retorik adaletin yeterli yürütülmesine karşılık gelir, dinleyicileri aldatmayı ve adaletin gerçeğini değil, suretimi yaratmayı hedefler Öyleyse, sofistikle retorigin "neredeyse ayrı şey olduğu söylenebilir ama farklılığın anlamı açısından, sofistik taklit ettiği sanatın üstün olması, yani önlemin tedaviden daha iyi olması açısından üstündür Retorik sanatı ayrıca "logoi sanatı" olarak biliniyordu ve bu sözcüğün (konuşma ya da konuşma yapmadan sav, akıl, düşünceye uzanan) geniş anlamı konusu olduğu sanatın çok farklı kavranışlarını olası kıldı. Platon'un hedefi onu yapay iknacıların ve özel avukatların elinden alıp, doğru uygulanıp hakikat bilgisi üzerine temellendirildi- ginde felsefeyle örtüştüğünu göstermekti. Phaidros'tan çıkarılacak ders budur (bkz. özellikle 278 b-d) ve
Sayfa 174·Kitabı okudu
Matematiğin Özelliği Malumdur ki ele alınan her konunun yani objenin, olgunun, sürecin bir biçimi bir de içeriği vardır Aynı şey matematik için de geçerlidir. Onun biçimini geometri, içeriğini aritmetikte buluruz. Buna göre geometri hareket, süreklilik, değişirlik, zamanlılıktır. Buna karşılık aritmetik durallık, süreksizlik, değişmezlik, mekânlılıktır. Platon biçimi, hareketi, sürekliliği, değişirliği, zamanlılığı esas aldığından kendi okuluna gireceklerin geometri bilmesini zorunlu kılmıştır. Buna karşılık Pythagoras matematiğin içeriğini esas aldığından aritmetiği öne almıştır. Bu suretle matematik yani geometri ve aritmetik bir arada düşünülürse bunlar bir çelişkiyi taşırlar. Zaman mekân, süreklilik sürgitsizlik, devingenlik durallık, değişirlik değişmezliktir. Bu durumda ya geometri aritmetiği ayrı ayrı almak, ya da ikisini bir arada alarak çelişkiyi ortadan kaldırmak gerekir. Bu çatışkan durumların bir arada alınıp çözümlenmesine dichotomique yöntem diyeceğiz. Uzun zamanlar bunlar birbirinden ayrı çelişir şeyler olarak ele alındı. Oysa geometriyi aritmetiğe, aritmetiği geometriye dönüştürme, diğer bir deyimle, bunları özdeşleştirme konusu ortaya çıktı. Bunu Descartes Kartezyen Koordinat Sistemi’yle gerçekleştirdi. Bu suretle bunları birbirine dönüştürdü. Matematikte ilk devrim böylece gerçekleşmiş oldu. Artık geometri ile aritmetik arasında bir çelişkiden söz etmek anlamsızlaştı. Geometride hiç bir emek harcamadan aritmetikteki ilerlemelerin geometriye, yine aritmetikte hiç bir emek harcamadan geometride elde edilecek sonuçlan aritmetiğe uygulamak mümkün hale geliyordu. Böylelikle aritmetik-geometri çatışması da ortadan kalkıyordu. Ben bunlardan aritmetiğe (hesap, cebir, analiz) öncelik ve üstünlük tanıdım. Geometriyi ihmal ettim. Aşağı yukarı yakın