İnsan umudunu kesmeden sanatsal olarak yaşayamaz; çünkü umut insanın kendini kısıtlamasını engeller. … Kendinizi ne kadar kısıtlarsanız, keşif bakımından o kadar verimli olursunuz.
Sıkılmak bütün kötülüklerin anasıdır…
Sıkmak, kendini ve başkalarını sıkmak diye ikiye ayrılabilir. Başkalarını sıkanlar ayaktakımı, yığınlar ve genel olarak bütün insanlık kafilesidir. Kendilerini sıkanlar ise seçkinler, aristokratlardır; şu garip bir gerçek ki, kendilerini sıkmayanlar genellikle başkalarını sıkarlar, kendilerini sıkanlar da başkalarını eğlendirirler.
Erkekte temel olan temel olandır, ve bu itibarla o her zaman aynıdır; kadında temel olan tesadüfi olandır, ve bu suretle o bitmez tükenmez bir farklılık gösterir. Onun muhteşemliği kısacıktır, ama acısı çabucak unutulup gider, öyle ki aynı muhteşemlik bana yeniden sunulduğunda, bana sanki o acıyı hiç duymamışım gibi gelir.
İnsanda idealleştirmeye yetecek kadar hayalperestlik, eğlencenin tam keyfine varmaya yetecek kadar damak tadı, aynen ölümün yaptığı gibi, sona erdirmeye yetecek kadar idrak, yeni baştan tadını çıkarmak istemeye yetecek kadar da çılgınlık olmalıdır.