Gıçı gırık bi örtmenim, öğretemeyen. Yaşamda yenik, yenilmiş ve becerememişliğine rağmen, umudu olan ve besleyen… estetiği kollayan, derdinde olan, adaleti isteyen peşinde olan, empatinin anlamını kovalayan, cesurluğa imrenen
… komaya girmeden önce, hastanın neredeyse mistik bir izolasyona girdiği bir aşama olur. Sevdikleri insanları kendilerinden uzaklaştırır, tutkuyla bağlı oldukları şeyleri umursamaz, arzulardan, meraktan, kısacası kısacası kendilerini hayata bağlayan bütün köprülerden arındırlar. Ancak bu aşama belirleyici bir aşama değildir çünkü kendilerini her türden bağ, arzu’dan arınmış olduklarını düşündükleri an içlerinde öfkeli bir hüzün patlaması olur, işleri yaşama özlemiyle dolar, yaşam çirkin olsa bile; yaşamda güneş vardır, rüzgâr vardır, yeşil vardır, mavi vardır; bir yiyecekten, bir içecekte bir öpücükten, keyif almak vardır; insanın gözünde yaşlar gelmesine neden olacak sevinçler vardır; kötülüğü amorti eden iyilikler vardır; her şey vardır, hiçliğin karşısında olan. Oysa diğer tarafta hareketsizlik vardır, karanlık vardır hiçlik vardır. O anda ölüm düzeyindeki kişiye sevme, arzulama, Savaşma isteği gelir. Özellikle de Savaşma isteği. Bu, karanlık, acı verici kristal kadar kırılgan bir istektir. Kısacıktır. Ama bir kahramanın son bir çaba göstermesi için yeterlidir….
… herkes bilir ki aşktan daha egoist bir şey yoktur. Bazen sırf sevdiğimizle başbaşa kalabilmek için kendimize bile türlü Yalanlar söyler, pek çok şeyi görmezden geliriz; sevdiğimize tek başına sahip olmanın verdiği neredeyse utanç verici bir keyif vardır…
… bir kilisenin mürütlerine uyguladığı suistimal ve rezilliklerin bir anlamı ve geçerli sebepleri vardır. İnancın gücü, amaçların yüceliği gibi. Seni-eziyorum-çünkü-gökyüzü-krallığını-yeryüzüne-indirmek-istiyorum-ve-bunu-tarih-materyalizmin-doktrinleri-aracılığıyla-yapmak-istiyorum…