Bir İnsan

Oriana Fallaci
Tahmini Okuma Süresi:
18 sa. 8 dk.
Sayfa Sayısı:
640
Basım Tarihi:
Nisan 2017
İlk Yayın Tarihi:
1980
Yayınevi:
Akılçelen Kitaplar
ISBN:
9786059800167
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Sıralamalar
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·640 syf.··
2023 139. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 22 Aralık 2023 12:25
Bir İnsan romanı Yunanistan’daki direnişçilerin birinin, Alekos Panagulis’in siyasi olarak aktif olduğu yıllarla beraber ülkenin 1960’lar sonu ve 1970’ler siyasi tarihini anlatıyor. 1967 Albaylar Cuntası sonrası Yorgo Papadopulos önderliğinde sağcı komutanlar darbeyle iktidara el koyuyor ve İkinci Dünya Savaşı gibi bir karanlıktan yaklaşık yirmi sene sonra dünya hâlâ faşizm çukurunda debelenmeye devam ediyor; Salazar, Pinochet, Franco, Peron ve nicelerinin yanına Papadopulos da Yunanistan’ın diktatörü olarak bu halkaya ekleniyor. Papadopulos’a düzenlenen bir suikast girişiminin anlatımıyla başlıyor roman. Sonrasında Panagulis’in işkence ve tutukluluk dönemi ve Cunta’nın devrilmesiyle siyasete atılmasını anlatıyor Oriana Fallaci. Önce pek çok siyasi romanda gördüğümüz gibi bütün diktatörlüklerin nasıl aynı olduğuna, medyadan yargıya, polisten aydın kesime, hepsinin totaliter sistemin nasıl bir maşasına dönüştüğüne tanıklık ediyoruz. İlerledikçe ne kadar kirli bir oyun olduğunu bildiğimiz siyasetin sandığımızdan da güçlü bir bataklık olduğunu gözler önüne seriyor Fallaci direnişçinin siyasete atılmasının hikâyesiyle beraber. İdeolojilerin manipülatif kullanımı, sağ ve solun danışıklı dövüşü ve tüm bunları bilip yine de mücadele etme zorunluluğunu fark etme ve kabullenmesiyle beraber siyasi kariyerini okuyoruz. Oriana Fallaci, pek çok siyasi liderle röportajlar yapmış bir gazeteci ve yazar. Panagulis’le hapishaneden çıktıktan sonra tanışıyor ve Panagulis’in ölümüne kadar süren bir ilişki yaşıyorlar. Fallaci, Panagulis öldükten sonra, onun hep yapmak istediği ama yapamadığı fikrini hayata geçiriyor ve bu kitabı yazıyor. Kitabın en etkileyici kısmı da zaten yaşananlara bu kadar yakından tanıklık eden biri tarafından anlatılması. Siyasi romanları seviyorum. Bir İnsan da
Bir İnsanOriana Fallaci · Akılçelen Kitaplar · 201776 okunma
Puan vermedi·455 syf.··
2018 12. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2018 00:00
Unutulanları hatırlatması açısından çok iyi oldu. Uzundur, rahat yaşadığımızdan geçmişte gerçekleşenler hiç olmamış gibi değerlendiriyoruz dünyayı. Oysa Fallaci'nin, Yunanistan'da olanları anlattığı kitabını okurken çok benzer şeylerin Türkiye'de de olduğunu unutmamak gerek. Alekos Panagulis'in yalnızlığı; görkemli, acınası ve korkunç... Alekos'u sevdim. Onun "insan" olma durumunu sevdim.
Bir İnsanOriana Fallaci · Akılçelen Kitaplar · 201776 okunma
Puan vermedi·640 syf.··
Beğendi
·
2022 78. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 19 Aralık 2022 23:54
"Her devrim bünyesinde devirdigi değerlerin tohumlarını barındırır ve zamanla devirdiği sistem yeniden yüzeye çıkar. " (S.543) Bilen bilir tutukluluk, cezaevi, hapishane, sürgün vs konularına dair kitaplara ilgim biraz daha fazladır. "Bir İnsan" bu vesileyle okuma kadrajıma giren kitaplardan biriydi. Üstelik Yunan Edebiyati neredeyse sadece Kazancakis'ten ibaret gibi duruyorken yaşanmış, yakın tarih kokulu böyle bir kitabı okumamak olmaz diye düşündüm. (Kitabın yazarı İtalyan olsa da :)) Şimdi sadece "iyi ki" diyorum. Devlet eliyle zulüm, işkence, baskı konulu kitap sayıları epey fazladır. Fakat bu genel kavramları kişiler üzerinden ve gerçek bir kurguya yedirerek anlatmak hem zor hem de eleştiriye fazlasıyla açık bir alan gibi geliyor bana. Kitabın yazarı Oriana Fallaci, Panagulis ile tutkulu bir aşk yaşamış olmanın getirdiği fırsattan da yararlanarak kitapta Ona yazılmış bir anlatım tekniği kullanmış. Yani kitap 2. tekil şahısla yazılmış. 6 bölümden oluşan eser de Panagulis'in dönemin başbakanı olan Papadopulos'a suikast girişimiyle başlıyor ve kendine yapılan suikastle bitiyor. idama mahkumiyet, Dostoyevski gibi ölüm anını beklemekle geçen bir süreçten sonra affedilip mezar gibi bir cezaevine konuluyor. Burada mükemmel şiirler yazıyor. Hatta delicesine güldürdüğü zamanlar oluyor. Sonra cezaevindeyken de af çıkıyor ve artik özgür (!) Şiddete olan meylini şöyle savunuyor;" Sokakta yürürken biri gelip size aniden tokat atsa veya kavga çıkarsa ne yaparsınız? Siz de ona tokat atar veya dayak atarsınız. Peki biri sizin düşündüklerinizi söylemenizi yasaklasa veya farklı düşündüğünüz için sizi hapse atsa ne yaparsınız? Onu öldürsün, başka çaren yok!" Yaklaşık 650 sayfa olmasina rağmen oldukça akıcı olan, bazen güldüren çoğu zaman düşündüren kesinlikle okunmasi gereken
Bir İnsanOriana Fallaci · Akılçelen Kitaplar · 201776 okunma
10/10
·640 syf.··
Beğendi
·
2019 32. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2019 00:02
Bir insanın hayatında neler olabilir ki?Uğruna yılmadan mücadele ettiği bir dava mı, tutkulu bir aşk mı, öldükten sonra cenazesinin peşinden gelen milyonlar mı? . . Aleksandros (Alekos) Panogoulis,1968 yılında, 1 yıl önce askeri darbe ile başa geçen generale suikast girişiminde bulunur.Yakalanır. Ardından, bitmeyen işkenceler görür, psikolojik ve fiziki işkenceler hapishanelerde de devam eder.Hiçbir zaman pes etmez, mücadelesinden vazgeçmez. Oriana Fallaci, dönemin tüm mücadele adamlarıyla yaptığı gibi Alekos ile röportaj yapmak için Atina'ya gelir. İlk karşılamalarında, Alekos ile Oriana arasında tutkulu bir aşk başlar ve Alekos'un ölümüne kadar bu birliktelik sürer. . Bu büyük ve tutkulu aşkın sonucu olarak da beraber geçirdikleri yıllar, "tek başına savaşım veren, herkes tarafından hor görülüp, nefret edilen, kimse tarafından anlaşılmayan" "Bir İnsan" efsanesi olarak karşımıza çıkar.Her ne kadar gerçek bir kişinin hayatından belirli bir zaman diliminin aktarılması gibi algılansa da, Fallaci'nin kalemiyle bu eser klasik bir biyografiden sıyrılıp etkili bir romana dönüşüyor. Alekos'un yaşadıkları, hırsları, isyanları, yenilgileri, değişen ruh halleri, onun yanıbaşında olmanın verdiği avantajla Fallaci tarafından mükemmel aktarılıyor. Ayrıca, yaşananlar, olaylar, toplum davranışları ile ilgili harika tespitler var. Hele bir de coğrafyalar yakın olunca, o tespitler hiç de yabancı gelmiyor bize.
Bir İnsanOriana Fallaci · Akılçelen Kitaplar · 201776 okunma
9/10
·640 syf.··
2026 16. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2026 22:43
Bir İnsan şimdiye kadar okuduğum en iyi politik metin. Yunan devrimci Alekos Panagulis'in 37 yıllık kısa ama çok çarpıcı hayatını sevdiği kadın İtalyan yazar Oriana Fallaci anlatmış. Panagulis'in yaşamı bir ibret tablosu. Tokat gibi bir kitap . Mutlaka okuyun.
Bir İnsanOriana Fallaci · Akılçelen Kitaplar · 201776 okunma
Puan vermedi·640 syf.··
Beğendi
·
2018 5. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 28 Ekim 2018 17:25
Bu kitap gerçekten de unuttuğumuz bazı gerçekleri bize hatırlatan, sadece burada değil dünyanın pek çok yerinde işlemiş/işleyen düzeni açık seçik görmemizi sağlayan bir kitap. Gerçek bir hayat hikayesi. Kitabın yazarı Oriana Fallaci, cesur bir gazeteci ve yazar. Panagulis'ten önce de farklı ülkelerden pek çok siyasi tutuklu ile görüşüyor. Sonunda da yolu, Papadopulos'a başarısız suikast girişiminden hapis yatıp işkence gördükten sonra yeni çıkmış Alexandros Panagulis ile kesişiyor. Fallaci hem gazeteci, hem sevgili hem de Panagulis'in ardından onun hayat hikayesini anlatacak olan kişi* oluyor. Siyasi ortam, soğuk savaş döneminde manipülasyona maruz kalmış ülkelerde yaşayan insanlara göre "sıradan" hatta "klişe" olsa da Panagulis'in hayatı gerçekten sıra dışı. İnandığı şey uğruna her şeyi göze alabilecek biri olarak çıkıyor karşımıza fakat hapiste geçirdiği yıllar maddi/manevi kapanmayan yaralar açıyor onda ve fazlasıyla hüzün veren bir hikaye olup çıkıyor hikayesi. Bunun yanında Oriana Fallaci'nin anlatımı gayet sürükleyici. Panagulis tüm çektiklerine rağmen işkencecileriyle alay edebilen biri olarak anlatılmış ve temelde hüzünlü olsa da yer yer gülümseten ve merak uyandıran bir hikayeye dönüşmüş hikayesi. Bu arada kitap açıklamasında Panagulis için demokrasi aşığı denmiş, bu tanıma tam olarak katılamadığımı belirtmek istiyorum. Panagulis'i sadece bu kitap ile tanıdığım için çok net konuşamam fakat kitaba dayanarak onu ezeli bir muhalif ve hatta bir devrimci olarak tanımlamak geliyor içimden. Bulunduğu her ortamda yanlışları görüp söyleyen ve belli bir kalıba girmek istemeyen biri. Birilerinin lütfuyla hapisten çıkmayı da, egemenlerin değişmediği, kuklacıların da kuklaların da yerinde kaldığı bir ortamda meclise girmeyi de aslında istememiş biri. Düzeni
Bir İnsanOriana Fallaci · Akılçelen Kitaplar · 201776 okunma

Yazar Hakkında

Oriana FallaciYazar · 8 kitap
Oriana Fallaci, (29 Haziran 1929 - 15 Eylül 2006), İslam karşıtlığıyla bilinen İtalyan feminist kadın yazar, gazeteci ve siyasi gözlemci. Gençliği Oriana Fallaci, 29 Haziran 1929 tarihinde Floransa'da doğdu. Babası, Mussolini karşıtı mücadelede liderlik yapmış ve Floransa'nın Naziler tarafından işgali sırasında kaçırılarak işkence görmüş bir aktivistti.Hayatı daima hareket halinde olmakla geçen Fallaci 9 yaşında kısa hikayeler yazmaya başladı. Henüz 14 yaşındayken direnişe başladı. Bu dönemde İtalya'daki Giustizia e Libertà adlı faşizm karşıtı bir organizasyona katıldı. Fallaci, savaş sırasında yaptığı çalışmalar sebebiyle İtalya'da Müttefik Kuvvetler Komutanı tarafından ödüllendirildi. Mesleki Yaşamı Henüz 17 yaşındayken gazetecilik mesleğine adım atan Fallaci, aralarında röportajı sırasında üzerindeki çarşafı çıkarıp üzerine fırlattığı Ayetullah Humeyni olmak üzere Henry Kissinger, Muammer Kaddafi, Golda Meir, Ariel Sharon, İndira Gandhi, Zülfikar Ali Butto, Şah Rıza Pehlevi gibi pek çok ünlü liderle yaptığı çarpıcı röportajlarla dikkatleri üzerine toplayarak adını duyurdu. 1967 yılından itibaren savaş muhabirliği görevi üstlenendi. Başta 7 senesini geçirmiş olduğu Vietnam olmak üzere Güney Asya, Orta Doğu, Güney Afrika, Orta ve Güney Amerika'da sıcak çatışmaların yaşandığı savaş alanlarında gazetecilik yaptı. 11 Eylül 2001 tarihinde New York'ta ikiz kulelere saldırısından sonra Müslümanlara karşı yazılar yazdı. Bu eserlerden biri olan ve Müslümanlar'ı hedef alan "Öfke ve Gurur" adlı eseri İtalya'da 1 milyonu aşkın sattı. İtalyan gazetesi Corriere della Sera'da bir dönem yöneticilik yaptı. Fallaci, çeşitli biyografi ve romanlar yazdı. Fallaci'nin önemli kitapları arasında, "Doğmamış Bir Çocuğa Mektup" ve "İnşallah" yer alıyor. Corriere della Sera Gazetesi'nde yayımlanan ‘‘İslam en büyük tehlikedir’’ başlıklı makalesi tepkiyle karşılandı. Ölümden dönüş 2 Ekim 1968'de Meksika Olimpiyatları sırasında polisle göstericiler arasında çıkan çatışma esnasında sırtından ve dizinden vurularak ağır yaralandı. Fallaci'nin öldüğünün sanılması üzerine morga kaldırıldı. Ancak morgda görevli bir rahibin nefes aldığını görmesiyle yaşadığı anlaşıldı ve tekrar hayata döndü. Böylelikle Fallaci, üç yüz kişinin ölümüyle sonuçlanan Meksika’daki Tlatelolco katliamında hayatta kalan iki kişiden biri olarak kaldı. Röportajları Fallaci, sorularıyla sıkıştırdığı Humeyni'nin ağzından aldığı İslami kıyafetleri sevmiyorsanız giymek zorunda değilsiniz sözü üzerine İmam, çok naziksiniz. Madem öyle dediniz, bu saçma, Ortaçağ'dan kalma bez parçasından hemen kurtulacağım diyerek örtüsünü çıkarıp fırlattı. Henry Kissinger ile yaptığı bir röportajda sorduğu sorularla sıkıştırdığı Kissinger'a medyatikliği sevdiğini itiraf ettirmeyi başararak Kissinger'ı zor bir duruma soktu. Kissinger daha sonra bu röportaj için Hayatım boyunca bir basın mensubuyla yaptığım en felaket söyleşi oldu dedi. Müslüman kimliğini ön planda tutan Muhammed Ali'yle yaptığı röportajı yarım kesti. Röportajı sırasında Federico Fellini'den hiç hoşlanmadığını belirtmesi üzerine Fellini de ona Pis yalancı, küçük arsız kaltak diyerek hakaret etti. Özel Hayatı İslam karşıtlığıyla bilenen Fallaci aynı zamanda Türkiye'nin Avrupa birliğine üyeliğine karşı radikal bir şekilde tavır aldı. İslam'ın Avrupa'yı istila edeceğini ve yakın bir gelecekte kıtada Avrupalı kalmayacağını öne sürdü. Bir Ateist ve Katolik Kilisesi'ne karşı olmasına karşın Fallaci hem Türkiye konusunda hem de Avrupa ile bütünleşmelerini ‘kabus’ olarak nitelendirdiği Müslümanlarla ile ilgili olarak Papa 16. Benedict ile gizlice bir görüşme ayarlamaya başardı. Bush'un İslam barış dinidir demesi üzerine Bush'u eleştirdi. Ayrıca doğduğu kent olan Floransa’da inşası planlanan cami için Oriana Fallaci: "Leonardo Da Vincilerin, Raffaelloların, Giottoların sanat kenti Floransa'ya cami dikilirse kendi ellerimle havaya uçururum" diyerek hayatının son dönemlerini özellikle Avrupa'daki en büyük tehlike olarak gördüğü İslam dini üzerine söylemlerde bulunarak geçirdi. Ölümü Fallaci pek çok kez ölüm tehditi aldı. Hayatının son dönemlerini New York’ta geçiren Oriana Fallaci, 15 Eylül 2006 tarihinde kanser tedavisi gördüğü Floransa’da (76 yaşında) öldü. Ödülleri St. Vincent Gazetecilik Ödülü (İki kez) 1991 Bancerella Ödülü Hemingway Edebiyat Ödülü