Gıçı gırık bi örtmenim, öğretemeyen. Yaşamda yenik, yenilmiş ve becerememişliğine rağmen, umudu olan ve besleyen… estetiği kollayan, derdinde olan, adaleti isteyen peşinde olan, empatinin anlamını kovalayan, cesurluğa imrenen
Oscar’ın babası bir keresinde ona ne zaman güzel bir kadın görse, onu derisi yüzülmüş olarak hayal etmesi gerektiğini söylemişti. Böylece kimsenin güzelliği karşısında gözleri kör olmazdı
… insan kendisinden daha gelişkin bir şeyler yaratmak için uğraşdığı sürece nazik bir fikre, bir hayale hapsolur. Yavaş yavaş çürüyen bir hayale… çünkü hayaller zamana dayanıklı maddelerden yapılmaz. Uçucu ve buğulu şeylerdir onlar. Hayaller dalıp gittikçe insanoğlu kendi benliğinde saklı duran cesetle yüzleşmek zorunda kalır. Güzelliği aramak için aynaya bakar ve bir kurukafa görür…
… insan kendisinden daha gelişkin bir şeyler yaratmak için uğraşdığı sürece nazik bir fikre, bir hayale hapsolur. Yavaş yavaş çürüyen bir hayale… çünkü hayaller zamana dayanıklı maddelerden yapılmaz. Uçucu ve buğulu şeylerdir onlar. Hayaller dalıp gittikçe insanoğlu kendi benliğinde saklı duran cesetle yüzleşmek zorunda kalır. Güzelliği aramak için aynaya bakar ve bir kurukafa görür…
… insan kendisinden daha gelişkin bir şeyler yaratmak için uğraşdığı sürece nazik bir fikre, bir hayale hapsolur. Yavaş yavaş çürüyen bir hayale… çünkü hayaller zamana dayanıklı maddelerden yapılmaz. Uçucu ve buğulu şeylerdir onlar. Hayaller dalıp gittikçe insanoğlu kendi benliğinde saklı duran cesetle yüzleşmek zorunda kalır. Güzelliği aramak için aynaya bakar ve bir kurukafa görür…