Seviyor musun? Bir daha söyle :)
Ne dersen de, biliyorum.Sen de beni seviyorsun.
Sayfa 22 - KDY·Kitabı okuyor
Alıntı
karar veremedim ..
“Bazıları “desinler” diye yaşar. Kendi hayatları yoktur, başkalarının cümleleriyle nefes alırlar. Bazıları ise “demesinler” diye yaşar. Onların da hayatı yoktur, çünkü zaten başkalarından kaçarken tüketmişlerdir kendilerini. Peki ben? Ben hangi taraftayım? Desinler diye mi yaşadım, demesinler diye mi öldüm?”
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Ya sizce
Sahip olduğumuz hiçbir şey bize yetmiyor. İnsan ya bir şeyleri çok istediği ve sahip olamadığı için acı çekiyor ya da o anda yaşadığı güzel bir şeyin bir gün son bulacağını düşünerek...
Çocukluğumda aldığım din eğitimi bana işime geldiği için iyilik yapmayı ve korkudan ötürü kötülükten kaçınmayı öğretti. Tanrı bana cezalar ve ödüller sunuyor, cehennemle tehdit ederken, cenneti vaat ediyordu; ben de taahhüt ediyor, korkuyor ve inanıyordum. Aradan yıllar geçti. Artık ne korkuyor ne de inanıyorum. Şimdi her halükarda düşünüyorum da, eğer ızgarada kızartılmayı, sonsuz ağır ateşte kavrulmayı hak ediyorsam, cezamı çekeyim. Böylece orta sınıf turistlerle dolu Araf'tan kurtulaca­ğım, netice itibarıyla adalet yerini bulacak. Doğruyu söylemek gerekirse, cezayı hak etmesine hak ediyorum. Tamam, bugüne dek kimseyi öldürmedim, ama bunun sebebi arzulamamış olmam değil, cesaret ya da zaman eksikli­ği. Ne pazarları ne de kutsal günlerde kiliseye gidiyorum. Çirkinler hariç bütün komşu kadınları arzuladım ve bu yüzden de, Musa'nın tabletlerinde Tanrı'nın bizzat kutsamış olduğu özel mülkiyeti en azından niyet olarak ihlal ettim: "Komşunun ne karısına, ne boğasına, ne de eşeğine göz koyacaksın... " Bu kadarı yetmezmiş gibi, iş gücünü çoğaltma ulvi amacı taşımadan, taammüden ve soğukkanlılıkla, seviştim. Öbür dünyada bedensel günahlara iyi gözle bakılmadığını biliyorum, ama Tanrı'nın bilmediği bir şeyi lanetlediği hissine kapılmaktan da kendimi alamıyorum.
Neyim vardı bilmiyorum, ama galiba yaralıydım. "Gecenin en koyu yerinden rüyanın kuyusuna atlamışsın," dedi kadın. Uykun pek köhneymiş. Hiçbir yere tutunamadın, gözünün arkasındaki de­likten düşüp yuvarlandın. Kendi dünyanda değilsin artık, Araf'a takılıp kaldın." .
Sayfa 72 - Can yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Ben seninle uzun bir Araf yaşadım Ölümlere gittim geldim diyor Sığmam dünya yüzünde bir yere artık
Sayfa 11·Kitabı okudu