Ama hayat böyleydi, illa bir yerde insana hiç istemediği soruları sorduruyordu, daha kötüsü bazen insan kendini iyi hissedeceği cevaplara inanmayı istese de inanamıyor; saf, çıplak, en hakiki gerçeği bulmak istiyor ama gerçekle yüzleşmeye dd gücü yetmediği için arafta kalıyordu. Arafta olmak korkunçtu.
“Rabbınızdan size indirilene uyun; O'nun dışındakileri dostlar edinip de onlara uymayın” (A’raf 3)
Helal kıldığını helal sayma, haram kıldığını haram sayma bakımından Nebî sallallahu aleyhi
ve sellem’den başkasına tâbî olmak, bid’at olarak çıkardığı şeylere uymak ve inkâr ettiklerini inkâr etmek; o kimseyi Allah’ın dışında velî ve rab edinmektir.