Bir roman düşünün ki, bitirip kapağını kapatıp kütüphanenize kaldırdıktan sonra zihninizin bir köşesine kazılı kalsın, çıkmasın ordan. Günlük hayatımın her anında, evde, sokakta, doğada, bir köpeği severken ama en çok da bir avm de, mağazalarla dolu caddelerde, alışveriş yapanları her gördüğümde hep aklımda “mağara”. Platonun mağara alegorisini zihnimize satır satır, dantel işler gibi işlemek istemiş Saramago bu romanında. Tokat gibi, balyoz gibi indirmiş varlığımıza, iyi ki de yapmış. Nice filozofların, esaslı düşünürlerin yapamadığını bu basit, sade ve öz kurgusuyla başarmış. Teşekkürler Saramago, zihnimde açtığın yeni pencere için…