Aklıma, bir zamanlar komünistler için söylenen bir söz geldi: “Kalpleri uzaktaki proletaryanın sevgisi ile o kadar doludur ki, yakınlarındaki insanlara yer kalmamıştır”
Ancak daha dikkatli bir bakış, düşünme tarzlarında da çarpıcı farklılıkları ortaya çıkarıyor. Gerçeklerin kıymeti, “doğru veya yanlış” olmalarından ibaret. Bilim, sanat birer soru gibi ve hepsinin dört yanlış, bir doğru cevabı var. Beethoven 9. senfoniyi dört yanlış şekilde besteleyebilirdi; bu kadar meşhur olduğuna göre belli ki doğru şeklini keşfetmiş.
Öğrenmek, kalıpları öğrenmekten ibaret. Sentez diye bir şey yok. Dolayısıyla yazmaları mümkün değil. Yazacakları ister bir paragraf, ister bir bilgisayar programı olsun. Yazmak çok güç. Cümlelerin, ifadelerin bir tek doğru şekli var! O kilşeyi yakalarlarsa, asla bırakmıyorlar. “Klişe”nin kötü bir şey olduğunu bilmiyorlar.