Daha üstün hazlara erişme kapasitesi olmadığı için düşük hazlarla yetinen sıradan insanın bunları dildeki tüm övücü ifadelere başvurarak sahte dış görünümlere büründürmekle kalmayıp, üstün hazları küçümseme ve alaylarla kuşattığını, saygıdeğer her şeyi soldurmaya uğraştığını göreceğiz.
Zaten romanların başarısı ve özellikle de herkesin onları anlayabilmesi nereden kaynaklanıyor? Çünkü her biri, olağan yaşamda kendilerine faaliyete geçecek alan bulamayan bir grup duyguyu harekete geçiriyor. Bu durum, "dört dörtlük" bir savaş yokken çıkan küçük bir savaşa benziyor.
Cimri para için sağlığını, hatta dürüstlüğünü feda etmeyi başaracak da biz entelektüel çalışma gibi cömert bir amacı, her gün ona tembelliğimizden birkaç saati feda edebilecek kadar sevmeyi başaramayacak mıyız?