Arfernweh

Arfernweh
@arfernweh
The medium is the message ️
“ küçük şeyleri unutamayanlar her yeri, her şeyi severek ölecekler ..” . Sait Faik Abasıyanık
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
'” araya araya, aradığı şeyden de şüphe etmeye kadar varmıştı.'' . Honore de Balzac
"biz , sizin bize bakmadığınız biçimde, birbirimize bakıyoruz. biz , sizin birbirinize bakmadığınız biçimde, size bakıyoruz." . Salâh Birsel
Bir gün Paris'te (1913-1914 yılları) tuhaf bir olayla karşılaştım. Paris'te üniversite yakınında seyyar satıcıların ucuza öteberi sattığı pis ve karanlık bir sokaktan geçerken, birden önümde üç-beş yaşlarında iki kız çocuğu belirdi. Koşuyor ve birbirleriyle yüksek sesle Türkçe konuşuyorlardı. Cıvıl cıvıldılar. Sarışın, pembe yüzlü, sevimli çocuklardı. Fakat üstleri, başları kirliydi. Paris'in bu pis sokağında Türkçe konuşan bu güzel çocuklar merakımı çekti, ikisini de kollarından yakaladım, kim olduklarını sordum. "Türk'üz" dediler. Burada ne yaptıklarını sorunca, yandaki yarı meyhane, pis bir kahvehaneyi göstererek, "Biz burada oturuyoruz," dediler. "Anneniz yok mu?" diye sordum, "Var, o da burada oturur," dediler.. Çocukları alıp kahvehaneye girdim. Her tarafından kir akan pis, küçük ve karanlık bir yerdi. İçinde kimse yoktu. Çocuklar ellerimi bırakıp koştu. Kirli bir perdeyle örtülü arka merdivenden yukarı çıktılar. Bağrışarak annelerini çağırdılar. Biraz sonra üzerinde kirli bir entari, omuzlarında siyah ve yağlı bir şalla, bir kadın göründü. Saçları dağınık, yüzü yorgundu. Merdivenden merakla etrafına bakınarak indi. Sinemalarda düşkün kadınlar görürsünüz, yüzünün hatları gergindir. Gözleri şiştir. Giyimi bir acayiptir. Her tarafından sefalet akar, bir felaketin örneği gibidir. İşte bu kadın, onlardan biriydi. Cildini örten siyah kirin altında siyah gözleri, ince ve güzel bir yüzü vardı. Yorgun ve bezgin bakıyordu. 35 yaşlarında ya var ya yok.. Yanına yaklaşınca sordum: "Bu çocukların anası siz misiniz?" "Evet benim" dedi. Türk olup olmadığını sorunca da, hem Türk hem de İstanbullu olduğunu söyledi. "O halde kimsiniz, nesiniz? Buraya nasıl düştünüz?" diye sordum. Kirli kanepelerden birine oturduk, yüzüne düşen kirli saçlarını eliyle arkaya attı, omuzundaki yağlı
Can Yayınları
Kendi içinizde her ne iseniz, Kendiniz için o olun! Georg Wilhelm Friedrich Hegel