"İstemek" dedi ölçülü bir sesle, "ilginç bir sözcüktür. Yoksunluğu anlatır. Bazen o boşluğu başka bir şeyle doldururuz ve ilk baştaki istek bütünüyle kaybolur. Belki de senin sorunun istemek değil, yoksun olmak. Belki de cidden yaşamak istediğin bir hayat var."
Bizim şehirde sokaklar karanlıktır ve etrafta hiç insan yoktur. Çünkü hiçbir insan, vazifesi sokakta yürümek olmadığı müddetçe şehir sokaklarında dolaşamaz. Biz her gece büyük suçumuzun saklı olduğu tünele koşup onu insanların gözlerinden gizlemek için demir mazgal kapağının üzerine yaydığımız taşla kaldırıyoruz. Biz her gece üç saat süre ile toprağın altında yalnızız.
İşleyen bir kafa ile doğmuş olmak bizim şehrimizde büyük bir suçtur. Kardeşlerimizden daha değişik olmak iyi bir şey değildir. Onlardan üstün olmaksa affedilmesi imkânsız bir kötülüktür.
...zira insan doğadan fena bir eğilim almış ise, ona karşı direnmek ya da erdemin maskesiyle saklamaya kalkışmak, onu fazlalaştırmaktır. Bir Yunan atasözü şöyle der: "Erguvana büründüğünde bile maymun, maymundur." Bunun gibi bir kadın da kendini gizlemek için istediği kadar çaba göstersin her zaman kadındır, yani delidir.