Neticede bütün dinlerdeki ibadetler sırf bir şekil, uyanıp da bizi rüyasında görmesi sona ermesin diye, Tanrı'yı uykusunda sallamanın bir şekli değil midir?
pasaklı göğün altında
telden duvarlar ördüm etrafıma
mühürledim kendimi yok oluşa
şimdisi yok yarını yok
elimde kalan tanrının nüktedanlığı
bezmişlik yaşamaktan
uyanamamak sabahları ve
uyuyamamak geceleri
çoğu zaman anlayamamak kendimi bile
mazoşistliğimin kurbanıydım belki de
kendimi hep hapsettim içeriye, daha da içeriye
en son anahtarımı kaybettim
kafamda paranoyalarım ve etrafımda dört duvar
gidemiyorum hiçbir yere
ve yıllar çabuk geçti görece
acı çekmenin şifasını bile buldum belki de
her şeyi gömmek karanlığa ve
pişmanlığı ertelemek sonsuza
günün birinde hatırlarsam eğer
hesap veremem kendime
yaptıklarımla ve yapılanlarla
göz göze gelemem aynalarla
ve ben gömdükçe silikleşti ruhum ve
kayboldum bu bedende
ve ben
bulunmak istiyorum artık