a

safe in a dream
Zor Bir Ailede Büyümek: Çocukluğunuzla Yüzleşin!
Puan vermedi·327 syf.··
2024 4. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 09 Ağustos 2024 23:36
Geçmişle yüzleşmek hiçbir zaman kolay değildir: Peki çocukluğunuzun gerçekleriyle yüzleşmek? İşte bu gerçek bir cesaret ve umut örneğidir. Psikoloji kitaplarının hep bir zırvadan ibaret olduğunu sanıyordum; geçen seneye kadar. Bir yıl öncesinde psikoterapiye başladığımda, psikoterapistimin zarar görmemek için duygularımdan kendimi soyutladığım ve bundan kurtulabilmek için içimdeki çocukla iletişime geçmem yönündeki konuşması benim için hiçbir anlam taşımıyordu; çocuk değildim ben artık çünkü, yetişkindim, yaptıklarımın ve başıma gelenlerin sorumluluğunu alıp ilerlemem gerekiyordu; ilerlemek hayatın da bir yönden tanımı değil miydi zaten? O terapiden sonra psikoterapiyi bıraktım, yeteri kadar cesaretim yoktu gün yüzüne çıkan duygularımla yüzleşebilmek için. Depresyonumu geride bırakmak için sağlığımdan olmam gerekti. Yaşamayı ne kadar sevdiğimi, nefes almayı, yürümeyi bile ne kadar sevdiğimi hissettim içten içe. Sağlığımdan olduğum dönemde kendimle hasbihal ettim günlerce ve denemeye değeceğine karar verdim. Ve bugün olduğum insansam, o gün sağlığımdan olduğum içindir. Uğraş vermeye başladım, günden güne daha fazla uğraş vermeye. Ve artık kendimi anlayabilmem için içimdeki çocukla iletişim kurmam gerektiğini... Çünkü yetişkin hayatımız çocukluğumuzda yaşadıklarımızın sonucundan ibaret. Çocukluğumuzda alışkın olduğumuz duyguların çevresinde şekillendiriyoruz hayatımızı, çocukluğumuzda yaptığımız tanımlamalarla yaşıyoruz. Bu yanlış tanımlamaları değiştirebilmek için yaşadıklarımızla yüzleşmek zorundayız, ilerleyebilmek için. Bu kitap bana yeni bakış açıları geliştirebilmem için bir başlangıç oldu; insanları daha iyi anlayabilmem konusunda (hemen yargıya varmamam gerektiğine dair), kendimi daha iyi anlayabilmem konusunda. Kendinize, kendinizi tanımak konusunda en
Zor Bir Ailede BüyümekCraig Buck · İletişim Yayınevi · 20182,880 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Jefferson’a Trajik Yolculuk: Bir Annenin Vasiyeti
Puan vermedi·242 syf.··
2023 16. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 28 Kasım 2023 18:39
Kitabı İletişim Yayınları’ndan okudum. Çevirmeni Murat Belge güzel bir iş başarmış ve kitabın ön sözü de övgüye değer. Kitap on beş farklı anlatıcı tarafından bilinç akışı tekniğiyle yazılmış bir roman. Zaman doğrusal ilerlemekte ki bu durum okur açısından avantajlı, anlamamızı çok daha kolaylaştıran bir yanı var. On beş farklı anlatıcı olup da nasıl bu kadar akıcı ilerleyebilir kitap, diye düşünürken Faulkner’ı bir deha olarak ilan etmemek elde değil. Faulkner’in okuduğum ilk kitabıydı ve son olmayacağı da kesin. Kitapta en çok anne olan Addie’nin anlatıcı olduğu bölümden etkilendim. Faulkner şiirselliğini en çok bu din çatışması yaşayan kadının ağzından konuşturmuş. Yaşamaktan duyduğu dehşeti her seferinde vurgulayan bu kadın kelimelerin bir şeye yaramadığı düşüncesinde gitgide aklını kaybedecek bir duruma gelmiştir. Kelimeleri boşluğu dolduracak biçimler olarak değerlendirmektedir. Bana bu yaklaşım Anna Karenina’daki Levin karakterinin Tanrı’yı sorgularkenki halini anımsattı. Levin de inancın kelimelerle ifadesine değil içten gelen bir maneviyat olduğuna inanıyordu. Addie’nin de öyle düşündüğünü şu alıntıdan çıkarabiliriz: “Günahı kelimeler olarak görenlerin gözünde kurtuluş da kelimelerdir yalnızca.” Kitap Addie’nin 40 mil uzaklıktaki Jefferson Mezarlığına gömülmek vasiyeti üzerinedir. Bundren ailesi sellerle boğuşacakları uzun bir yolculuğa çıkar. Bundren ailesinden kimsenin Addie’yi yaşarken gerçek anlamda anladığını sanmıyorum. Addie’nin hep anlaşılmak istediğini düşündüm ben kitabı okurken. Ama köy insanın derdi bambaşka oluyor. İnsanların duygularla ve düşüncelerle uğraşacak takati yok, çalışmak ve para kazanmak zorundalar. Ama en azından vasiyetini yerine getirmek için çeşitli zorluklarla uğraşıyorlar. Bunu bilmek belki de Addie için güzel olabilirdi ancak
Hayat ve İnsan
Döşeğimde ÖlürkenWilliam Faulkner · İletişim Yayınları · 20231,645 okunma
Yaşama ve Ölüme Eşit Mesafede Duran Müellif
Puan vermedi·166 syf.··
2023 15. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 25 Kasım 2023 18:05
Barış Bıçakçı Kitap bir yayınevine romanını gönderen ve haber bekleyen obsesif bir adamın hayatından bir kısmı anlatıyor bize. Mekanla başlayayım incelememe: Karakter Ankara’da, toplu konutlarda yaşıyor. Yazar sık sık toplu konutları tasvir etmekte, ana karakter Cemil’in hayatına daha fazla uyacak bir yaşam yeri olduğunu düşünmemekle beraber toplu konutlar ve Ankara mekan olarak seçilebilecek en iyi yer olduğunu fark ettim. Evde durmadan ruhsal sökükleriyle baş başa kalan Cemil başka bir yerde yaşayamazdı bana kalırsa. İstanbul mekan olarak seçilmemiş, ki Türk romanlarında pek rastlanır bir durum değil bu. Ankara’nın kasvetli havası Cemil’in sökük ruhunu tamamlıyor. Karakterin obsesif olduğunu çok rahat gözlemleyebiliyoruz kitap boyunca. Obsesif bir karakter olan Cemil, babasının ölmesiyle doktor olan Nazlı ile tanışır ve aşka yenik düşüp evlenirler. 12 yıl bir inşaat şirketinde çalıştıktan sonra istifa ederek tam 9 yıl kendini edebiyata verir. Söylenenlere göre evinde kocaman bir kitaplık vardır ve buradaki kitapları her gün tekrar tekrar okumakla meşguldür. Bir gün kendini bir roman yazarken bulur, gecesini gündüzüne katarak yazdığı bu romanı şaheseri olarak tanımlamaktan çekinmez ve İstanbul’a, bir yayınevine götürür. Aylarca beklerken giderek artan obsesifliği kendini dünyadan kaçınılmaz bir şekilde soyutlamasına sebep olur. Hikayede anlatım fazlasıyla güçlü, akıcı ve anlaşılır. Sık sık geçmişe ve geleceğe dönüşler yapılmış. Normalde bu tür kitapları okumakta zorlanırdım ancak bu kitap beni zorlamadı. Oldukça akıcıydı ki uzun zamandır kitaplara dönemeyen benim için iyi bir başlangıç olduğunu söyleyebilirim. Sık sık atıflar kullanılmış ama en beğendiğim 148. sayfada geçen: “*Kafka okuduk, gerçeğe mazoşistçe bir düşkünlüğümüz var.*” cümlesi oldu. Bu cümlenin bana ağır
Hayat ve İnsan
Sinek Isırıklarının MüellifiBarış Bıçakçı · İletişim Yayınevi · 20244,373 okunma
BUDİZM 101: Her Şeyiyle Budizm
8/10
·240 syf.··
2022 42. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 31 Temmuz 2022 18:27
Budizme felsefi açıdan epeydir ilgilenen ve olabildiğince kendi hayatımı bu şekilde -sade ve yetinmeyi bilen, mutluluğa giden yolun Tolstoy’un kurgularında da olduğu gibi iyi kalpli olmaktan geçtiğini bilerek ve insana özgü o iç nefretten (ben buna öz-varoluştandoğanisyaninefret ismini verdim) kurtuluşu başarmış bir şekilde- yaşamayı planlayan biri olarak, bu kitaptan genel anlamda tatmin edici derecede bilgi edinmiş olduğumu söyleyebilirim. Budizm’in ne olduğundan doğuşuna, tarihine, çeşitlerine, coğrafyasına; meditasyonun uygulanışına, biçimlerine ve farkındalığı hayatımıza nasıl entegre etmemiz gerektiğine kadar bir sürü bilgi bulunmakta kitapta. Dharma’dan samsara’ya, boddhisettva’dan sangha’ya birçok Sanskritçe terim de cabası. Oldukça genel ve bir anlamda da yüzeysel anlatılmış olan Budizm hakkında ortamlarda hava atabileceğiniz bilgiler edinebilirsiniz böylece, eğer bunu arıyorsanız da okumanızı öneririm. Tabii çabanızın ilk başta kendinize bir şeyler katmak olduğunu da unutmayın. Hayatınızın anlamını aramaktan hiç vazgeçmeden bulma çabası içindeyseniz de kitabın bu yolda size birçok kolaylık sağlayabileceğini söyleyebilirim. Meditasyonun çok abartılan bir kavram olduğunu düşünüyor olsam da bir şekilde farkındalığımızı geliştirdiğini de yadsıyamam. Dalai Lama’nın sistemli bir şekilde olumsuz duyguları kaldırma yolunda önerdiği yegane alışkanlık da meditasyon sonuçta. Olumsuz duyguları sistemli olarak kaldırarak mutluluğa ulaşmak konusuna gelince: Eğer antidepresan kullanmadan depresif ruh halinizden kurtulmak istiyorsanız doğru bir seçim. Dalai Lama’nın bu önerisini gayet yerinde buluyorum ve gerçekten mutlu olmayı kendine gaye bilen insanın bunu başarabileceğine inanıyorum, mutluluğun süreğen bir şey olduğu yanılgısına düşmeden tabii. Ancak olumsuz duyguları
Budizm
Budizm 101Arnie Kozak · Say Yayınları · 2019154 okunma
sonsuz bir güç ve sonsuz bir acı: Karamazovluk
10/10
·1002 syf.··
2026 2. kitabı
·
570 günde okudu
·
Okunma: 17 Mart 2026 17:37
Karamazov Kardeşler Dostoyevski'nin son ve en büyük eseri olmakla beraber onun kendisiyle coşkun bir hesaplaşmasıdır. Kitapta Fyodor Pavloviç Karamazov ve biri gayrı meşru dört oğlunun başına gelen felaketler zincirini konu edinir: Her birinin ruhunu açık seçik gösterir bize Dostoyevski. Dostoyevskinin çelişkili ruhunun bir yansıması olan Ivan Karamazov'u şu şekilde tarif etmektedir Aleksey Karamazov (hepimizin bildiği hâliyle Alyoşa) Mihail Rakitinle karşılıklı konuşmasında: “İvan'ın gözü çok daha yücelerde. Binliklerle işi yoktur onun. Ivan ne para ne de rahatlık arıyor. Arasa arasa acıyı arıyordur. '...' Onun fırtınalı bir ruhu vardır. Aklı zincire vurulmuştur. Yüce, çözüm yolu bulunamamış bir düşünce var kafasının içinde. Milyonlardan çok, düşüncesine bir çözüm yolu bulmaya gereksinimi olan insanlardandır o.” (sayfa 140) Dimitri'nin Ivan hakkında söylediklerine gelecek olursak: “İvan'a gelince, onun gibi kafası çalışan bir insanın şimdi çevresine ne denli nefretle bakmakta olduğunu kestirebiliyorum!” (sayfa. 187) Şöyle bir gözlemde bulunduğunu söyleyebilirim: Dostoyevski Tanrıya karşı gelen yönünü 'kafası çalışan' olarak nitelemekte ve Tanrıya inanmakta ısrar eden yönünü her ne kadar kendi deyişiyle “her şeyi anlayan” olarak tanımlasa da etrafındaki insanlarca "saf" olarak benimsenmesi (hatta çok sevmesi) onu bir çıkmaza düşürmektedir. Aynı zamanda Ivan Karamazov'un beni (tahminimce bütün okurları) epey derinden etkileyen “Büyük Engizisyoncu” şiiri karşısında epey heyecanlanan Alyoşa, karşı çıkarken sanki Ivanla değil de kendiyle bir hesaplaşmaya girmiştir. Bu şiir, Ivan Karamazov'un deyişiyle “ömründe iki mısra yazmamış budala bir üniversite öğrencisinin budalaca bir şiiridir bu.”(sayfa 362) Dostoyevski bu ifadeyi “Tanrı'ya inanan ama onu kabul etmeyen” yanı
Edebiyat
Karamazov KardeşlerFyodor Dostoyevski · İletişim Yayınları · 202045,4bin okunma