a

safe in a dream
Puan vermedi·256 syf.··
Beğendi
·
2025 1. kitabı
öncelikle, Esther’ın özütünü dört duvar arasına sıkıştırıp, uyum sağlayamadığı kalıplara sokmasına dair bir kitap fikrimce “Sırça Fanus”. o, güneşinin göz alıcı huzmelerinin büyütecinden kendine yansımasıyla kendini yakmasından ve benliğini her bir şeyden soyutlamada epey başarılı. cam küresindedir Esther, oradan koptuğu ya da koparıldığı an çıldırmaya müsait bir ruh halindedir. nitekim bunu “başarır” da. New York onun için bir esrarengiz bir patikadır, gizemlerinin çözülmesini bekleyen devasa ve curcunalı bir şehir. aklından kopması için yeterince gürültü yok, olamaz ve olmayacak da. dank ediyor bu nihayetinde. “sırça fanusundaki kendi ekşimiş havasında” soluğu alıyor, biraz vakit geçirince gittiği herhangi bir yerde. New York, küçük olmaktan fazlaca uzak; Esther kendine alıştırır sanıyor bu kocaman kenti. ancak tekrar uyum sağlamasını isteniyor. bunu yapmalı, onu yapmalı, hiç olmadıysa da şunu yapmalı!.. mümkün değil bu bir kere, herkesi kendince memnun edemezsin ki! basmakalıplar, ona uzak ama neredeyse herkese uzak bu saçmalıklar. ancak herkes diyorum herkes, bunları yaşadıysa neden Esther böylesine yalnız ve zayıf hissediyor? bunu kabullenmektense “tek ben yaşıyorum” diyebilmek daha az yorucu olsa gerek. benmerkezciliğinin gölgesinde filizleniyor anlaşılma ihtiyacı. belki, sadece belki, yeterince büyür de kendine ait bir ışığı olur gelecekte. bir ihtimal. kapalı kutumuz, camekanında birkaç unsura yer veriyorsa da bunların süresi çabuk doluyor. kaybolunca onlar, gerçeklik algısı tamamen olmasa da yerini boşluğa bırakıyor. elini atsa unsurlarına, camda biriken buğular misali kaybolup gidecek sanıyor. fakat Esther, onlarda bir iz bırakabileceğini hesaba katmıyor; aynı şekilde, buğuda bırakılan emarelerin camda kendine bir yer bulacağı gibi olacağını göremiyor. algısı
Psikoloji
Sırça FanusSylvia Plath · Kırmızı Kedi Yayınevi · 201917,2bin okunma
Reklam
Çok güzel...
Seninle, seninle birlikte gitmek dermanım olurdu çünkü o zamandan beri hayatımda hiçbir şeyi aynı şekilde yaşamadım, ölümden farksızdı. Şimdi senden uzakta ölüyorum, senden uzakta dalgalara atılıyorum ve deniz, bensiz sana sahip. Daha zalim olsun yüreğim açık denizden, eğer daha uzun bir yaşam sürmek için savaşırsam ama savaşmayacağım ve seni, ey acınacak halde olan, bırakmayacağım. Şimdi en azından bir yoldaş olarak, sana geleceğim ve kabrinde kül çömleği olmasa bile yine de birleştirecek bizi bir kitabe. Kemiklerine kemiklerim dokunmasa bile, adına dokunurum adımla.
Sayfa 313·Kitabı okudu
Edebiyat
Hayatı severim ben, öylesine severim ki, gına geldi artık!
Hiçbir güç güzelliğe karşı koyamaz; demirden bir kalp bile orta yerinden çatlayıverir!