“Aradığın huzur, başka bir anda değil.
Şu an nefes aldığın yerde.”
“Boşluk sandığın şey, aslında tutunmayı bıraktığın alan.
Alan açıldığında, hayat girer.”
“İyi olmaya çalışmana gerek yok.
Zaten doğan her kalp, özünde iyidir.
Sadece hatırla.”
“Acı geldiğinde onu kovma.
Sevinç geldiğinde onu tutma.
İkisi de misafirdir.”
“Sen tam olmaya çalıştıkça yorulursun.
Olduğunu kabul ettiğinde, tamlık kendiliğinden gelir.”
“Bugün tek bir şey yap:
Nefesini fark et.
Kalbini yargılama.
Yol kendini gösterecek.”
🪷
Budizm, mutluluğun dış dünyayla değil, bedenin içinde olanlarla ilgili olduğunu ileri sürer. Hayatımız boyunca yaptığımız her şeyin amacı keyifli duygular yaşamaktır. Budizme göre acı çekmenin kökeni, geçici duygular için verilen sürekli uğraştır. Zihin haz duyarken bile memnun değildir; çünkü hazzın kısa süre sonra azalacağını düşünürken, bir yandan da kalıcı olması ve yoğunlaşması için çabalar. İnsanlar tüm bunların geçici olduğunu anlayıp özümsediklerinde ve daha fazlasını istememeyi başardıklarında acı çekmekten özgürleşirler. Bu duyguların peşini bıraktığınızda zihniniz rahatlar, berraklaşır ve tatmin olur. Tüm hisler önce yükselir, sonra da geçer; ama belli duyguları hissetmek istemeyi bıraktığınızda onları olduğu gibi kabul edebilir ve olabilecekler hakkında fanteziler kurmak yerine içinde olduğunuz ânı yaşayabilirsiniz.
"
Izdırabın sonunu getiren sekiz basamaklı yol. (Doğru düşüncelilik, doğru eylem, doğru niyet, doğru rızık, doğru çaba, doğru dikkat, doğru konuşma, doğru anlayış)
"