a

safe in a dream
Ne pahasına olursa olsun, yüreğimde Sevgi olmalı.
Sayfa 72
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
bu sıralar gözlerim pek görmüyor geçmişin zehri felç ediyor beynimi bir bakmışım cüzdanım yok bir bakmışım üç yıl öncesine gitmişim babam hâlâ hayatta ben hâlâ aynı yerde daireler çiziyorum lisedeydim geçen gün çocukluk aşklarını bilirsiniz tek kurtuluşumdu o benim bütün kavga gürültüden uzak içimde yanıp tutuşan bir aşktı sonra bir de evdekiler vardı kavga vardı, gürültü vardı içimdeki sevgi hiç filiz vermedi hep anlık tutkulara kapıldım sevgi, ... bilmediğim bir şeyin özlemi nasıl bu kadar yaralayıcı olur? şimdi hepsi birbirine girmiş ruhumu kemiriyor durağımı kaçırmışım metrobüste beş durak geçmiş bense hâlâ memleketimde o mutsuz evde
içtenlikli yakarış
hislerim çocuksuydu içimdeki yüzüme yansırdı hiç sır tutamazdım kapana kısıldım şimdi yüzme de bilmiyorum alınyazımda boğulmak varmış annemin elleri yasemin kokardı saçlarımın arasında gezerdi bir gün kilometrelerce uzağa gittim bir daha da dönemedim bakamadım kimsenin yüzüne eskisi gibi samimiyetten uzak bir kıvrılış dudağımda, ben bundan ibaretim kolay bir çocuktum ben gürültüden uzak, kendi halinde masrafsız, mutlu, sorunsuz içten içe çürüdüğümü kimse görmedi görmek istemediler hep gizlice ağladım kimse duymadı beni oysa duysunlar istemiştim sonra günün birinde bana iyi davrandılar diye aşık oldum çürümüşlüğümü görünce kaçtılar hep yine yalnız kaldım
Bir yakarış kopuyor Uzaklarda bir yerde, duyuyor gibiyim sanki Ölüm! Güneş sönmüş, sonsuzluk buraya kadarmış Duymuyor musun yıldıku? Bir bebek ağlıyor belki çöpte, bir tarlanın ortasında ya da. Yıldızlara Kavuşacağını hissetmiş "Tanrım! Yaşamak isterdim, bana bahşettiğin bu hayatı!" Gökkuşağının ne lüzumu var Bu renklerin, bu bulutların Göremedikten sonra etrafa saçılmayan yıldızların ışığını? Gözlerden duyamadıktan sonra bir insanın karanlıklarını? Bir haykırış, uzaklarda Duyuyorum da duymuyorum da Sessiz bir ölüm nasıl bu kadar gürültülü olabilir duvarlar arasında, fısıltılara gömülü
Öğrenmen gereken bir şey var; "nefret", entelektüel anlamda ele alındığında "sonsuz yadsıma"dır. Duygular bağlamında değerlendirildiğinde bir körelme biçimidir ve kendinden başka her şeyi öldürür.
Sayfa 70