Mustafa Kemal's enemies said they were lovers, for Arif was the only person for whom Mustafa Kemal showed open affection, putting his arm round his shoulders and calling him endearing names. Others were convinced they were relatives, for Arif was almost a double of Mustafa Kemal.
"Bizim kültürümüzde ilim ve irfan birbirinden ayırt edilmiştir. İlim sahibi olup, irfan sahibi olmayanlar, sırtına kitap yüklemiş ama adam olamamış kişiler olarak tanımlanır. Çok bilgili, ancak sosyal ve duygusal becerileri zayıf olan bu kişiler sevilmez ve çoğunlukla yalnız kalırlar. Başarısız olduklarında çevrelerinde kimseyi bulamazlar.
Hem ilim hem irfan sahibi kimselerse, sınırlarını bilir, kendilerini bilgileri nedeniyle başkalarından üstün görmezler. İnsanî değerlerin akademik değerler kadar önemli ve gerekli olduğuna inanır ve o değerleri yaşatmaya çalışırlar. “Arif olan anlar” sözü, bu anlayışla darb-ı mesel olmuştur. Bilgiyi uygulamaya geçirmek anlamına gelen arifliğin özellikleri, kültürümüz ve inanç sistemimizce “insan-ı kâmil”in vasıfları kabul edilerek yüceltilmiştir. Empati ise, diğergamlık adı altında, yani diğer insanlar hakkında da gam, kaygı hissedebilme şeklinde geleneğimizde yer almıştır. Kendine hâkim olmak ve özdenetim, “nefis terbiyesi” adı altında dedelerimizce uygulanırdı."
ard - arda kaç zemheri,
kurt uyur, kuş uyur, zindan uyurdu.
dışarda gürül - gürül akan bir dünya…
bir ben uyumadım,
kaç leylim bahar,
hasretinden prangalar eskittim.