arifeeee

arifeeee
@arifeeee
bir öyle, bir böyle..
Bazı sümer rahibelerinin evlenseler bile çocukları olmamalı idi. Kazara böyle doğan çocuklar öldürülürdü. Çünkü bu kadınlar Allah'ın karısı olduğundan, doğan çocuklar da Tanrı'nın çocuğu sayılıyordu. Sümerler bir ölümlüden Tanrının çocuğunu istemiyorlardı. Bu ve Kuran'daki bir ayet, İs'nın neden Tanrının oğlu olarak kabul edildiğine bir açıklık geririyor. Ali İmran Sıresi, ayet 35-37: İmran'ın karısı şöyle demişti:"Rabbim karnımdakini azatlı bir kul olarak sana adadım. Adağımı kabul buyur. Rabiim onu kız doğurdum, ona Meryem adını verdim. Kovulmuş şeytana karşı onu ve soyunu sana ısmarlıyorum" dedi. Rabbi onu hüsnükabil gösterdi ve güzel bir bitki gibi yetiştirdi. Zekeriya'yı (teyzesinin kocasını) Rabbi onun bakımı ile görevlendirdi. Zekeriya onun yanına, mabede her gelişinde orada bir rızk bulur "bu sana nereden geliyor?" derdi. O da "Allah tarafından" derdi. Bu ayetten anlaşıldığına göre o zaman mabetler vardı. (Tevrat ve İncil'de de mabetlerin bulunduğu yazılı.) Meryem mabede adanmış ve orada yetişmiş bir kızdı. Herhangi bir şekilde, bazı kitapalra göre de nişanlısı Yusuf'tan hamile kalmıştı. Onu gidip ücra bir yerde doğurması Tanrının çocuğu diye öldürülmesinden korktuğu için olmalı. İsa büyürken Tanrının oğlu olduğu kendisine aşılanmış bulunduğundan "ben tanrının oğluyum" diyerek ortaya çıkması geç de olsa ölümüne neden olmuş olmalı.
Tarih
Reklam
"...Tanrılarla insanları yaklaştırdığı düşünülen basamaklı kuleler yapılmıştı.Daha sonra bu Tanrı evleri sinagoglara, kiliselere, camilere dönüştü. Camilerin ve minarelerin üstündeki yarım ay, Sümer Ay Tanrısının sembolüdür."
Tarih
Kendimde yakaladığım ad unutma olaylarını incelediğimde, neredeyse her seferinde bir türlü hatırlayamadığım adın, benim için kişisel bir önem taşıyan ve bende güçlü ve çoğu zaman rahatsızlık verici etkiler uyandıran bir konu ile ilgili olduğunu fark ettim. ... Unuttuğmn ad içimdeki "kişisel bir kompleks" e dokunmuştur.
Sevgi dolu bir baba , tehdit edici bir hayal kırıklığına uğratan bir varlık değil, çocuğun keşfetmeyi arzuladığı gerçekliğe bir rehber işlevi üstlenmektedir. Baba, anne dışındaki yeni ve heyacan verici dünya demektir. Eğer baba, çocuk anneden uzaklaşırken müşfik ve destekleyici davranırsa, dünya çocuğa daha emniyetli bir yer olarak gözükecektir.
"Hindistan'a yolu düşen her gezgin kişi, ister istemez, bu ülkenin beş altın kuralını öğrenecektir: (1) Her zaman çay zamanıdır. (2) Her insan doktordur. (3) Her yer tuvalettir. (4) Her şey mümkündür. (5) Problem yok! Bu formülün bir başka versiyonunu da Keşmirli Feyyaz söylemişti: Ona kalırsa Hindistan'da yalnız iki şey vardı: populatiın (nüfus) ve corruption(rüşvet)!"
Reklam