Bazı sümer rahibelerinin evlenseler bile çocukları olmamalı idi. Kazara böyle doğan çocuklar öldürülürdü. Çünkü bu kadınlar Allah'ın karısı olduğundan, doğan çocuklar da Tanrı'nın çocuğu sayılıyordu. Sümerler bir ölümlüden Tanrının çocuğunu istemiyorlardı. Bu ve Kuran'daki bir ayet, İs'nın neden Tanrının oğlu olarak kabul edildiğine bir açıklık geririyor.
Ali İmran Sıresi, ayet 35-37:
İmran'ın karısı şöyle demişti:"Rabbim karnımdakini azatlı bir kul olarak sana adadım. Adağımı kabul buyur. Rabiim onu kız doğurdum, ona Meryem adını verdim. Kovulmuş şeytana karşı onu ve soyunu sana ısmarlıyorum" dedi. Rabbi onu hüsnükabil gösterdi ve güzel bir bitki gibi yetiştirdi. Zekeriya'yı (teyzesinin kocasını) Rabbi onun bakımı ile görevlendirdi. Zekeriya onun yanına, mabede her gelişinde orada bir rızk bulur "bu sana nereden geliyor?" derdi. O da "Allah tarafından" derdi.
Bu ayetten anlaşıldığına göre o zaman mabetler vardı. (Tevrat ve İncil'de de mabetlerin bulunduğu yazılı.) Meryem mabede adanmış ve orada yetişmiş bir kızdı. Herhangi bir şekilde, bazı kitapalra göre de nişanlısı Yusuf'tan hamile kalmıştı. Onu gidip ücra bir yerde doğurması Tanrının çocuğu diye öldürülmesinden korktuğu için olmalı. İsa büyürken Tanrının oğlu olduğu kendisine aşılanmış bulunduğundan "ben tanrının oğluyum" diyerek ortaya çıkması geç de olsa ölümüne neden olmuş olmalı.