Orhan Akyol

Orhan Akyol
@ariforhan
Mühendis, Tonmaister, Çiftçi, Toplum Gönüllüsü ♡Evli♡
Doğa Okur
Çanakkale
2130 okur puanı
Ekim 2021 tarihinde katıldı
Maymunkeş Abdülkerim Efendi
Bahsettiğimiz üzere maymunlar, özellikle Kuzey Afrika'nın fethinden sonra hayatın içinde olmuş; insanların hayatlarını kolaylaştırmak için kullanılmışlardır. Osmanlıda insanlar bu fetihten sonra maymunları iş hayatı dışında süs hayvanı olarak da alıp satmaya başlamışlar. O dönemde İstanbul çarşılarında maymun satan esnaflar türemiş ve bu esnaflar bu ticaretten iyi paralar kazanır hâle gelmiştir. Abdül kerim Efendi de bu süs maymunlarının farklı emeller üzerinde kullanıldığı (Dönemin kaynakları, erkek ve kadınların maymunları hırsızlık amacıyla veya cinsel tatmin olmak için kullandıklarını yazmışlardır.) ve Müslümanların ahlakını bozduğu düşüncesi ile sert tedbirler almışlardır. Abdülkerim Efendi, Fatih Camisi'nde cuma namazı sonrasında maymunlar hakkında yaptığı bir vaazda kendisi gibi düşünenleri yanına alarak çarşılardaki maymun satan dükkânları basmıştır. Ardından Abdülkerim Efendi, Osmanlı İstanbul'unda çeşitli sebeplerle hayatlarını sürdüren maymunları da boğdurmak sureti ile katlettirmistir. Hatta bir rivayette onları kendi elleri ile boğduğu, daha iri olanlar için de darağaçları kurdurttuğu bile söylenir. Bu yüzden kendisine Maymunkes lakabı takılmıştır.
Sayfa 86·Kitabı okudu
1000Kitap Kullanıcısı isimli okura yanıt verildi
Orhan Akyol
Zaten kitabın kapağında yazar da "Gerçekler, rivayetler, hikâyeler... Bir araştırmacı için en zor olanı da bu ya! Bir de zaman geçtikçe hikâyeler gerçeğe, gerçekler de hikâyeye dönüşmüşse... O yüzden zordur ya tarihi araştırmak... Yazacağın bir kelime, söyleyeceğin bir cümle değiştiriverir bir anda tarihi. Bazen yapılan araştırmalarda bilinmezlik de çoktur. Hakikati aramak ve bulmak ise çok zaman alır. İşte elinizdeki bu eser de böyle. Osmanlı tarihinde sıkça karşılaştığımız veya hiç karşılaşmadığımız onlarca kişinin almış olduğu lakap ve ünvanları neden aldığının hikâyesidir. İlginç olan şu ki, Osmanlı tarihinde yer etmiş kişilere verilen bu lakap ve ünvanlar o zamanlar için kimini aşağılamak kimini de övmek için verilmiş. Bazen kötü bir ünvan diye düşündüklerimiz o günlerde iyi bir şeyi çağrıştırırken, iyi bir ünvan verilmiş gibi düşündüklerimiz, de o günlerde aslında kişileri küçük görmek veya aşağılamak için kullanılmış. Bunlardan biri de yukarıda temsili resmini gördüğünüz Kuyucu Murat değil mi? Acaba kimdir bu Kuyucu? Neden ona bu ünvan verildi? Anadolu'da çıkan Celali İsyanları'nı bastırırken isyancıların kellelerini alıp kuyuya attığı için mi yoksa bir sefer sırasında atıyla beraber bir kuyuya düştüğü için mi? Hangisi? Yoksa ikisi de mi? Peki sadece Kuyucu mudur hikâyesi olan? Ya Hezarfen, Cezzar, Katip, Mezemorta, Ayıcı, Maymunkeş, Barbaros... Onlara neden, niçin bu unvan ve lakaplar verildi? O zaman tarihimiz ve kültürümüz için şimdi öğrenme zamanı..." Diye açıklama yapıyor. Tevatür de çok yani...
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Bugün babaannemizi kaybettik
Hayat her geçen gün farklı trajedileriyle geliyor.Ve bir an gerçekten ne hissedeceğinizi bilemiyorsunuz🥀
Orhan Akyol
Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun inşallah. Sabırlar diliyorum.
Hadi en sevdiğin sözü, yoruma bırak..🙃
Orhan Akyol
Her şey güzel olacak...