9/10
·334 syf.··
Beğendi
·
2025 21. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 19 Kasım 2025 00:05
Kitabı ikinci okuyuşum olmasına rağmen ilk defa okuyormuş hissiyatı ile cümleler hiç sıkmadan su gibi akıp gitti .Sımsıcak bir baba kız ilişkisini tekrar okumak içimi ısıttı.Bunun yanında kapitalist sisteme bu kadar güçlü ve etkili bir eleştiri getiren en iyi kitaplardan birisini okuduğunu bilmekte yazarın kelimeleri nasıl ustaca kullandığını kanıtlıyor. Günümüz dünyasını güçlü bir kalem ancak böyle etkili anlatabilirdi.Kitapta anlatılan Merkez hiç yabancı gelmiyor biz okurlara , aslında her birimiz Merkez'in sakinleri olduğumuzu farkediyoruz. Yaşadığımız dünyayı sorgulatıyor .Platon'un mağara alegorisine yapılan göndermede bunun tuzu biberi diyebiliriz hepimizin kendi mağarasında zincirli bir halde, duvara yansıyan gölgeleri seyrettiğimizi farkettiriyor. Evet o mağaradakiler biziz.
MağaraJosé Saramago · Kırmızı Kedi · 2022146 okunma
Belki Spoi Olabilir
10/10
·325 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 12 Ocak 2026 00:00
Yılın okuduğum ikinci kitabı ve şimdiye kadar okuduklarım arasında en beğendiğim eserlerden biri oldu Algernon’a Çiçekler. Bu kitaba bir inceleme yazmasam eksik kalırdı. Platon’un mağara alegorisini biliyor musunuz? Bilmiyorsanız kısaca anlatmak isterim: Mağaradaki insanlar zincirlenmiştir; özgür değillerdir. Gördükleri gölgeleri gerçek sanırlar. İçlerinden biri zincirlerinden kurtulup dışarı çıkar ve hakikati görür. Ancak geri döndüğünde, anlattıkları anlaşılmaz; hatta dışlanan, düşmanlaşılan kişi hâline gelir. Charlie’nin yaşadığı tam olarak budur. Zekâ kazandıkça özgürleştiğini sanır ama aslında mağaradan çıkan adam gibi yalnızlaşır. Platon’un mağara alegorisi burada yalnızca bir benzetme değildir; kitabın felsefi omurgasını oluşturur. Mağaradan çıkan insan, hakikati gördüğü anda özgürleşmiş sayılır; ancak bu özgürlük aynı zamanda bir yük hâline gelir. Burada Epikurosçu bir soru ortaya çıkar: Acıdan kaçınmak mı, hakikati bilmek mi? Charlie’nin “aptal olmak istemesi” bu anlamda bir geri dönüş arzusu değil, daha az acı çekme isteğidir. Çünkü bilmek, yalnızca gerçeği görmek değil, o gerçekle yaşamayı da üstlenmektir. Nietzsche’nin dediği gibi, İnsanı öldürmeyen şey her zaman güçlendirmez.Bilmek her zaman kurtuluş değildir. Bazen cehalet, insanı hayatta tutan bir merhamet biçimidir. Charlie’nin “aptal olmak istemesi” bir gerileme arzusu değil, acıdan kaçma isteğidir.
Algernon'a ÇiçeklerDaniel Keyes · Koridor Yayıncılık · 202537bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Modernizmin Mağarası
9/10
·334 syf.··
2026 1. kitabı
Mağara, modern dünyanın insanı nasıl yavaş yavaş içine çektiğini anlatan, sakin ama rahatsız edici bir roman. İlk bakışta bir çömlekçinin hikâyesi gibi dursa da, aslında tüketim toplumuna ve bu düzenin insanı nasıl değersizleştirdiğine dair güçlü bir eleştiri sunuyor. Cipriano Algor’un el emeğiyle yaptığı çömleklerin artık “işe yaramaz” sayılması, sadece ekonomik bir sorun değil; insanın ürettiği şeyle ve kendisiyle olan bağının kopuşunu simgeliyor. Hayal eden, üreten insanın yerini, makinelerin ve tüketimin aldığını görüyoruz. Romanın en çarpıcı yanı, güvenli ve konforlu görünen hayatların aslında ne kadar yapay olduğunu hissettirmesi. Merkez denen yer, modern insanın mağarası gibi: dışarı çıkmadan her şeye sahip olabiliyorsun ama düşünmeye gerek kalmıyor. Bu yönüyle Platon’un mağara alegorisine yapılan gönderme oldukça anlamlı. Anlatım alışıldık Saramago tarzında; uzun cümleler ve alışılmadık noktalama kullanımı var. Herkese kolay gelmeyebilir ama metnin ruhuna uyuyor. Hızlı akan bir roman değil, sindire sindire okunması gerekiyor. Genel olarak Mağara, tüketim, emek ve insanın sistem içindeki yeri üzerine düşündüren bir kitap.
MağaraJosé Saramago · Kırmızı Kedi · 2022146 okunma
8/10
·264 syf.··
2026 1. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 09 Ocak 2026 22:35
"Farklı ufukların sunduğu imkânları kuşanarak engin gök kubbemize bakmanın her zaman daha anlamlı ve sahici bir tutum olduğuna inandım... Farklılıkları aynılaştırarak düşünceyi sıradan ve monoton hâle getirmek yerine, farklılıkların farkına vararak farkındalığımızı güçlendirebiliriz." diyen İbrahim Kalın'ı, -politikadan bağımsız-akademisyen, usta bir kalem, güçlü bir zihin olarak okumak gayet keyifli bir deneyim oldu. Platon'un mağara alegorisinin-Varlık Felsefesi bakımından gerekli görmekle beraber-uzun uzadıya işlendiği kısım biraz klişelerin tekrarı gibi gelse de genel itibariyle Türkçenin anlatım zenginliğini yansıtan, hayata dair farklı bakış açıları geliştirmeye yönelik fırsatlar sunan, okunası bir eser.
Heidegger'in Kulübesine Yolculukİbrahim Kalın · İnsan Yayınları · 2025187 okunma
Bilmek gerek.
10/10
·128 syf.··
2026 2. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 04 Ocak 2026 09:37
Türklerin Orta Asya’dan başlayarak İslamiyet sonrası ve Osmanlı dönemine uzanan askerî birikimini disiplinli ve bütüncül bir bakışla ele alır. Kitapta savaş yalnızca muharebe anı olarak değil; teşkilatlanma, strateji, taktik, disiplin, istihbarat ve liderlik unsurlarıyla birlikte değerlendirilir. Göksu, Türk ordularının hareket kabiliyeti, süvari ağırlıklı yapı, sahte ricat, çevik manevra ve psikolojik üstünlük gibi ayırt edici özelliklerini tarihî örneklerle açıklar. Çin, Bizans ve İslam kaynaklarıyla desteklenen anlatım, Türk savaş geleneğinin rastlantısal değil, tecrübe ve sistem üzerine kurulu olduğunu gösterir.
1000Kitap
Türk Savaş Sanatı / Kutadgu Bilig'e GöreErkan Göksu · Kronik Kitap · 2018441 okunma
10/10
·232 syf.··
Beğendi
·
2025 11. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 18 Ekim 2025 18:37
Su gibi akıp giden bir anlatıma sahip, kolayca anlaşılabilen ama bir o kadar derin ifadelerle dolu, farkındalık artırıcı, düşündüren, yol gösterici ve güzel hissettiren bir kitap. Tekrar tekrar okunmalı, hatırlamak ve hatırda tutmak için... Adının hakkını verdiğini düşünüyorum. "Arınmak" bu kadar güzel anlatılabilirdi. Serinin devamı için heyecanlıyım. Her bölüm ayrı güzel ama en sevdiklerim: Bir kontrat yenilemesi ve Dişilin öz şifası. Yazarın ince ruhu fazlasıyla hissediliyor. Okurken kendimi iyi hissettim. Teşekkür ederim.
ArınışEmrah Eker · Destek Yayınları · 202512 okunma