doksanların sonunda Bosna'dan Türkiye'ye fetva soruluyordu.
fetva neydi biliyor musunuz? "Bu çocukları aldıralım mı, yoksa doğuralım mı?" O şeytanların tecavüz etmedikleri kadın kalmamış!
yahu sen neden şükürsüzlük yapıyorsun? "Ya Rab! Bari bugün anneme tecavüz etmesinler!" diye dua eden bir çocuk olmadığın için mi şükürsüzlük yapıyorsun?
Bizim imanda problem var problem! zafiyet var... hastalık var... virüs girmiş...
görmüyor musun şeytan imanına talip işte? görmemişiz ki! Anne Müslüman, baba Müslüman. cami her yerde ama iş yerin kadar gitmiyorsun o camiye, neye yaradı? neye yaradı soruyorum? sanki Allah emretmiyor.
kuluz biz kuluz! Boynu tasmalı, ayağa prangalı, kulağı defalarca delinmiş kuluz! köleyiz! var mı ötesi?
şükürsüzüz ama... hiçbir şeyden fedakarlık yok. ama namaz? namaz önemli değil bize.
zaten Allah affeder! Allah Allah ? Senin ortağın mı Allah? Haşa! istediğin zaman bas düğmeye affetsin... haşa! yahu bu cümleler ayıp ayıp! dinin ahlakına dahi uymaz! ortak gibi nasıl konuşursun?
bize şükürsüzlük sorunu var. O insanlar Müslümanlığının bedelini ödüyorlar. bizim rahat ülkede namaz kılmamamız içimizde problem olduğunu göstermez mi?
biri hediye alır, kırmayayım diye bir saatini verip yemek yersin hanımın naz yapar, tutar on saat ona dil dökersin, peşkeş çekersin nefsine!
Rabbin için günde bir saat bırakılır mı? verilmez mi bir saat be!
Rabbin için! bir saat istiyor ya. patron günlük on saate bin lira verip ciğerini satın alır. sen de rahat rahat satarsın! Ama namaza gelince ay kılamam vay kılamam!
Rekat başı bin lira verseydi Allah? Peki, sen Allah'a mı tapıyorsun yoksa paraya mı? senin Rezzak'ın patronun mu yoksa Allah'ın mı?
Allah'ın dediğini yapmıyorsan ama patronun dediğini kusursuz yapıyorsan... Elini vicdanına koy, kime tapıyorsun? Zannediyorsun ki