"Üvey evlat muammelesi yapıp sanki bir tek ona bahşetmiyordu ışığını güneş. Rüzgâr ise aksine kardeşçe kucaklıyor, serin sevgisini iliklerine dek hissettiriyordu. Oysa bu soğukluk ona çok da uzak olmayan ölümün nefesiydi aslında."
"Şeytan, karanlık sanatını tırnaklarıyla işlemişti sanki onun yüzüne. Çatık kaşlarının altında dipsiz bir ölüm kuyusunu andırıyordu gözleri. Dudaklarındaki çatlaklar, ölümün susuz bıraktığı bir ölüye ait olabilirdi ancak. Bütün gözeneklerinden günah fışkırıyordu."