''Orospunun dişisi, erkeği olmaz.
Orospuluk huydur. Söz verip tutmamak, borcunu inkar etmek, birini casuslamak, arkadan adam vurmak, kendinden zayıfı ezmek, hatta korkmak bile yerine göre orospuluktur.''
Engellilerin yaşadığı zorlukların ve dışlanmalarının konu alındığı bu eser de engellinin kim olduğu, eksik bir uzvu olanın mı yoksa beyninde ki engelleri tabu veya din adına kılıf bulanların mı olduğu sorgulanıyor...
Bir aile engelli bir çocuğa sahipse büyük bir günah işlemiş veya layık olduğu cezayı bulmuş gibi sözlerin insan ruhun da yarattığı yaraların, derinliği ve acımasızlığı...
Yönetimlerin engellilere bakış açısını ve değişmeyen düzenin zorluklarını anlayıp çözüm bulmak yerine sadece vaatlerde bulunmalarının...
Bir engelli çocuğun okul hayatına başlaması ile yüzleştiği zorlukları, ayrıştırmaların sonucu yaşanan duygu farklılıklarının...
Sağlam bedenin ne kadar önemli olduğunu ve engelli bireyin nasıl ötekileştirildiğinin anlatıldığı bu eser de, yazarın çocukluğunu anlattığı bölümler sizi geçmişin tozlu raflarında bir gezintiye çıkaracak...
Dışlanıp, acıyan ifadeler ile bakan bir çift gözün herkesi aynı derecede yaralayacağının altını çizen yazar, anne babaların nasıl yalnız bırakıldığının örnekler ile anlatıyor...
Sakatlığa Övgü,adlı bu eser tüm olumsuzluklara, katı düşüncelere ve varsayımlara bir ders niteliğinde...