10 Az Kalır 1000
10/10
·736 syf.··
2026 7. kitabı
Bu nasıl bir kitaptı böyle? Bir insan bu kitabı nasıl yazabilir? Arkadaş, eğer ben bir yazar olsaydım böyle bir kitabın varlığını görsem ve okusam işi bırakırdım. Erkek ya. Adamm. Kvothe... İdeal erkek tanımı resmen, sözlük karşılığı...
Rüzgarın AdıPatrick Rothfuss · İthaki Yayınları · 20194,593 okunma
10/10
·208 syf.··
2026 108. kitabı
“En yakın arkadaşım Sõın’ın cesedi okulun arkasındaki boş arazide bulundu. Arkadaşımı kim öldürmüş olabilir?” Yeni bir incelemeden daha herkese merhaba! İyi ki okudum, dediğim serilere eklenen çok güzel bir seriydi. Hayatta tek bir gerçekliğin hiçbir zaman olmadığını, bakış açılarının olduğunu anlatması seriyi daha güzel yaptı. Kitapta Cuyõn sürekli “Ben olmasaydım bunlar yaşanmazdı” gibisinden şeyler söylüyor. Ancak bence sayfa 188’de Sõın “Fark etmez. Zaten seni hiçbir zaman arkadaş olarak görmedim.” demeseydi Cuyõn ona sinirlenmezdi ve belki de ölmezdi. Önerim: Okumazsanız çok şey kaçırırsınız ☻
Arkadaşı Suçlamak 2Lee Kkoch-Nim · Athica Yayınları · 2025159 okunma
Reklam
Puan vermedi·152 syf.··
2026 24. kitabı
"Çok geç oldu, erkenden." Kitabı tek bir cümle ile özetlemem gerekseydi, kesinlikle kitaptan alıntıladığım bu cümle ile olurdu. Bu cümlenin derinliği ve ağırlığı insan üzerinde büyük etki yaratıyor. Kitabımızın ana karakteri Antonio. Antonio'nun anılarını okumak için 80'li yıllara gidiyoruz. Diğer karakterler anne, baba, doktor ve bir kaç arkadaş. Tabi temelde olaylar baba ve oğul üzerinden ilerliyor, diğerleri ayırntıları güçlendiriyor sadece. Anne babası o küçükken boşanan Antonio 15 yaşında nöbet geçirmeye başlar ve üç yıllık bir tedavi süreci yaşar. Sürecin sonunda ise tedaviyi bitirmeden önce son bir testten geçmesi ve iki gün boyunca uyumaması gerekir. Babası ile birlikte yaşadığı bu iki gün gerçek bir uyanıklık haline dönüşür diyebiliriz. Babası ile vakit geçirmek babasını ne kadar az ve belki de yanlış tanıdığı hissine sebep olurken diğer yandan da annesi ile ilgili de görmek istemediği gerçekler olduğunu farkeder. Tabi şunu belirtmek gerek ki konular çok da detaylandırılmıyor, neden ayrılık yaşandı, baba neler hissetti bunlar çok da derinleşmeden veriliyor. Antonio'nun yaşadığı uyanma hissi herşeyi bilmekten değil babasının içindeki adamı tanımak ve onu anlamaktan kaynaklanıyor. Kitabı aslında bu kadar etkileyici ve sarsıcı yapan şey bence birşeyleri anlamanın kaderi değiştirmeye gücünün olmaması. Kader her zaman bizden büyüktür, zaman ise bizden hızlı... O yüzden bir gün "çok geç oldu, erkenden" hissine kapılmamak için anı iyi değerlendirmeli, sevdiklerimizi gerçekten hak ettikleri gibi sevmeliyiz. Kaybettikten sonra kıymetini bilmek mi yoksa kıymetini bildikten sonra kaybetmek mi daha çok acı verir insana? Sizce hangisi daha zor... Anlatımı sade, akıcı, olayların oluşuna baktığınızda sabit ritimli bir kitap. Güzel bulsam da övüldüğü kadar büyük bir
Sabahın ÜçüGianrico Carofiglio · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20253,952 okunma
8/10
·320 syf.··
2026 59. kitabı
Daniella Daisy Maria, lise üçüncü sınıfta en yakın arkadaşı Levi Cordwell'a aşık olduğunu fark etmiştir. Ve lise sondayken mezuniyet balosunda Levi'ye aşkını ilan etmeye karar vermiştir. Ancak Levi, Daniella'nın kalbini kırmıştır. Ve ikilinin arkadaşlığı da o gün itibariyle bitmiştir. Aradan dört yıl geçmiş ve Daniella arkadaşlarıyla bir barda otururken yeniden Levi ile karşılaşmıştır. Ve Levi yanlarına gelen kıza, Daniella'yı sevgilisi olarak tanıtmıştır. Levi'nin istediği işi alabilmesi için bir sevgiliye ihtiyacı vardır. Tabi sevgilisi, kız kardeşinin düğününde de ona eşlik edecektir. Ve Daniella yıllar sonra en yakın arkadaşıyla yeniden zaman geçirme fırsatını geri tepmeye hazır değildir. O yüzden de ikili sevgili rolü yaptıkları bir oyunun içinde kendilerini bulacaklardır. Ancak ne kadarının rol ne kadarının gerçek olduğu tartışılır bir dururma geleceklerdir. İlk gördüğüm andan beri okumak istiyordum ve sonunda okudumm.İkilinin hem geçmişlerini hem de şimdiki zamanlarını okudum.Her iki zamanda da çok güzellerdi.Ve zamanında benzer acılar ile sınanmışlardı.Aslında birbirlerinin en yakın arkadaşlarıyken bile sevgili gibilermiş ama bunu asla fark etmediler.Yeniden karşılaştıklarında ise işler çok güzelleşti.Ayrıca Levi'nin Daniella'nın haberi yokken çıkarttığı kitap benim bile kalbimi çaldı.Aile üyeleriyle muhabbetleri ve arkadaş ortamlarındaki diyaloglar çok iyiydi.Özellikle de Daniella'nın arkadaş ortamına koptum.Levi'nin kız kardeşleri ise efsanelerdi.Levi ve Daniella'nın kavuşması hem uzun sürdü hem de zorluklardan geçmeleri gerekti.Tabi her zorlukta Levi'nin desteğini görmekte beni yumuş yumuş etti.Çok tatlı bir hikayeydi.Sizlere de gönülden tavsiyemdir.
Papatyalar ArasındaLiana Cincotti · Martı Yayınları · 202644 okunma
8/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2026 30. kitabı
·
13 saatte okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 09:40
Gılgamış, eski Mezopotamya’daki Uruk kentinin güçlü fakat zalim kralıdır. Halkın şikâyetleri üzerine tanrılar, ona denk bir arkadaş olması için Enkidu’yu yaratırlar. Başta rakip olan Gılgamış ve Enkidu daha sonra çok yakın dost olurlar. Birlikte birçok maceraya atılır, dev Humbaba’yı ve Gök Boğası’nı yenerler. Ancak tanrılar bu davranışlarına kızar ve Enkidu’nun ölümüne karar verir. Enkidu’nun ölümü Gılgamış’ı derinden etkiler. Ölümden korkmaya başlayan Gılgamış, ölümsüzlüğün sırrını bulmak için uzun bir yolculuğa çıkar. Yolculuğunda birçok zorlukla karşılaşır ve sonunda insanların ölümsüz olamayacağını anlar. Böylece yaşamın değerini ve insanın yaptığı eserlerle hatırlanacağını öğrenir.
Gılgamış HikayeleriAnonim · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2019499 okunma
9/10
·72 syf.··
Beğendi
·
2026 62. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 00:00
Çok merak ettiğim yazar Eric-Emmanuel Schmitt ile tanışma kitabım sevgili Pınar'ın Epia RengEpia Reng tavsiyesi ile Bayan Ming'in Hiç Olmayan On Çocuğu oldu. İyi ki okudum ve kesinlikle yazardan okumaya devam edeceğim. İncecik kitabın neredeyse her sayfasını çizdim. Eric-Emmanuel Schmitt; Fransız romancı, oyun yazarı ve sinema yönetmeni. 1960 yılında Lyon'da doğdu. 1980-85 yılları arasında Ecole Normale Superieure'de felsefe eğitimi aldı. Eserlerinde, Tanrı, dinler, şiddet ve kutsal arasındaki bağ, yitirilen kimlik, davranışların gizemi gibi konulara yer veren Schmitt'in kitapları 45 dile çevrildi, tiyatro oyunları 50'den fazla ülkede sahnelendi. Kitaptan bahsedecek olursam; Çin’deki katı 'tek çocuk' yasasına rağmen hayal gücüyle bu otoriteye başkaldıran bilge bir tuvalet görevlisinin hikâyesidir. Roman, anneliği, hayal gücünün özgürleştirici gücünü ve gerçeğin algılanış biçimini sorgular. Çin'in Yunhai kasabasındaki bir otelde çalışan yaşlı ve bilge Bayan Ming, tesadüfen oraya giden Fransız bir iş insanıyla arkadaş olur. Ona büyük bir gururla birbirinden farklı karaktere sahip on çocuğunun hikâyesini anlatır. Çin'de yasal olarak tek çocuk sınırı varken, Bayan Ming'in on çocuk sahibi olması dikkat çekicidir. Ancak zamanla olayların gizemi çözülür. Hikâyenin ilerleyen kısımlarında Bayan Ming’in aslında sadece tek bir çocuğu olduğu ortaya çıkar. Çocuklarına yazdığı mektuplar başkaları tarafından yazılmış hayal ürünüdür. Yaşadığı derin yalnızlığa ve Çin'in kısıtlayıcı gerçekliğine karşı bir savunma mekanizması olarak zihninde kusursuz bir dünya kurmuş, asla sahip olamadığı on çocuğuna ayrı ayrı karakterler ve gelecekler bahşetmiştir. Kitabın sonunda yazar, gerçek ile hayal arasındaki ince çizgiyi sorgularken, zihnin sınırlarının insanı nasıl özgürleştirebileceğini vurgular. Bayan
Bayan Ming'in Hiç Olmayan On ÇocuğuEric Emmanuel Schmitt · Doğan Kitap · 20257,4bin okunma
Reklam
Reklam