Karısı o anda gözüne hem çok yakın hem de hiç görmediği kadar yabancı göründü. Vuslat mutfakla oda arasında gidip geliyor, öğle yemeği için masayı hazırlıyordu. Aziz Bey sanki, yıllar sonra yaşlanmış, fazlasıyla yıpranmış bir halde karşısına çıkmış eski bir arkadaşa bakar gibi Vuslat'a bakarken, kadın her zamanki solgun sesiyle "Yemek hazır," dedi. Aziz Bey alt perdeden bu seste, sesin solgun tonunda ve yemeği sofraya getiren karısının yorgun adımlarında annesini buldu, ürperdi.