Keşke Mildred'ın zihnini
alıp kuru temizlemeciye götürebilseler ve ceplerini boşaltıp,
buharlayıp, temizleyip, tekrar toparlayıp sabahleyin geri ge-
tirebilselerdi. Keşke ...
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Sayımız çok fazla, diye düşündü. Milyarlarcayız ve bu çok fazla. Kimse kimseyi tanımıyor. Yabancılar gelip mahremiyetimizi ihlal ediyor. Yabancılar gelip kalbimizi söküyor. Yabancılar gelip kanımızı alıyor. Ulu Tannm, o adamlar kimdi? Onları
daha önce hiç görmemiştim!
Özellikle devlet, kendisinden her şeyin beklendiği sözde-canlı bir kişiliğe
dönüştürülmüştür. Aslında, onu manipüle eden kişilerin kullandığı
bir kamuflajdır. Böylece anayasal Devlet ilkel bir toplum tarzına, yani
herkesin bir başkanın veya oligarşinin despot yönetimine boyun
eğmek zorunda olduğu ilkel kabile komünizmine dönüşür.
Görünüşte her şeye gücü yeten bu yüce Devlet doktrini, * tüm
gücün yoğunlaştığı en yüksek hükümet mevkilerini işgal eden
kişilerce idare edilir. Seçilerek veya hayatın cilvesiyle bu mevkilerden
birine yerleşen her kim olursa olsun, o artık otoriteye boyun eğmez,
çünkü artık kendisi Devlet politikası olmuştur ve durumun sınırları
içinde keyfine göre bir yol tutabilir. Ondördüncü Louis’nin dediği
gibi “Devlet benim” (“Letat cest moi”) diyebilir. Bu kişi, eğer Devlet
doktrininden kendini ayırmayı bilebilirse, kendi bireyliğinden
yararlanabilecek olan yegane kişidir veya birkaç kişiden biridir. Oysa,
büyük olasılıkla, bu insan kendi hayali dünyasının kölesi haline
gelir., Böylesi bir tek-yönlülük daima bilindışının yıkıcı eğilimleri ile
kendini psikolojik olarak telafi eder. Kölelik ve başkaldırı birbirinden
ayrılmaz bir ikilidir. Dolayısıyla, iktidar çekişmesi ve aşırı güvensizlik
tepeden tırnağa tüm organizmaya yayılır. Dahası, kitleler içinde
bulundukları, biçimden yoksun, kaotik ortamı telafi etmek için
daima bir “Lider” üretirler ve tarihte birçok örneğini gördüğümüz
gibi, bu lider mutlaka sonunda kendi şişirilmiş ego-algısının kurbanı
olur.