Tüketimcilik ve milliyetçilik hepimizin milyonlarca yabancıyla aynı topluluktan
olduğumuza, ortak bir geçmişe, ortak çıkarlara sahip olduğumuza ve ortak bir
geleceğimiz olacağına inanmamız için uğraşır. Bu yalan değil, hayal gücüdür.
İnsanlar ormanları kesti, bataklıkları kuruttu, barajlar inşa etti, ovaları suladı, binlerce
kilometre demiryolu döşedi ve gökdelenlerle dolu metropoller kurdu. Dünya Homo
sapiens'in isteklerine uygun hâle getirildikçe habitatlar ve türler yok oldu. Bir zamanlar
yeşil ve mavi olan gezegenimiz, plastik ve betondan bir AVM'ye dönüştü.
Ortaçağ Avrupa'sında, aristokratlar paralarını aşırı lüks şeylere dikkatsizce harcarken köylüler her kuruşu sayarak tutumlu yaşarlardı. Bugünse durum tam tersine döndü; zenginler kendi yatırımlarına ve varlıklarına dikkat ederek yaşarken, daha az varlıklılar borca girerek hiç ihtiyaçları olmayan arabalar ve televizyonlar alıyorlar.