Haşmet Atahan: Kızıldereden sonra.. yaşamak denilen mesele ile ölmek denilen mesele arasında o denli bir yakınlaşma vardı ki; “kardeşim şunu şöyle yapalım” diyorsun. “Hayır “ diyor. “Ama ölürüz” diyorsun. “Ölürüm” diyor. Yani ölüm o kadar yakın. Çünkü en yakın arkadaşları ölmüş onların. Yani onlar ölmüş ben de ölebilirim. Böyle bir psikolojiydi.
HULKİ CEVİZOĞLU: idam cezası şart mıydı?
B. TUĞ: Elbette ki idam cezası şart değildi. Duruşmada sanıklar birazcık eğer mahkemeye saygılı olmuş olsalardı, zannediyorum TCK’nın 59. Maddesi uygulanırdı ve bu gençler idam edilmezdi.