Mevsimler neler anlatır insanlara? Dünyanın ne menem bir şey olduğunu anlatır. Başlangıcı ve sonu fısıldar. İyiliği ve güzelliği mırıldanır. Hayatı ve ölümü ifşa eder. İşlerinin, aşklarının, alacak-vereceklerinin, ihtiraslarının peşinde kendini kaybedip koşanlara seslenir. Eeey!.. Ademoğlu!.. Dur biraz. Biraz nefes al. Etrafına bak. N'oluyor. Nedir derdin diye sorar.
Demek ki bir çocuk da olsa insanın kendine ait, tâ derinlerde sakladığı bir şeyini gün ışığına çıkarması, itiraf etmesi, başkasıyla paylaşması ne kadar zor.
Yoksulun evi uzaktadır, kimseler görmez. Yoksulun sesi kısılmıştır, kimseler duymaz. Yoksulun yüzü soğuktur kimseler bakmaz; bakan olsa da başını çevirip gider.
İnsanlar nereye gittiklerini biliyor mu acaba? Nereden gelip nereye gittiklerini.Duran çocuk; şunu bil ki, işte bu yollar, bu arabalar, bu sel olmuş akan sarı-kırmızı ışıklar arasında ademoğlu bu sorunun cevabını unuttu. Hatırlamak da istemiyor.