Yarım kalmış bir mevsimin eşiğindeyim şimdi,
Göğsümde kuşatılmış bir kentin sessizliği.
Hüzün; bir saatin akrebinde unutulmuş toz,
Gözbebeklerimde demlenen eski bir ayazın izi.
Hangi kıyıya vursam, deniz küskün ve derin,
Kelimelerim, dökülmüş bir yaprağın vedası gibi.
Güneşin çekildiği kuytularda sızlayan o sızı,
Bir akşamüstü hüznü değil bu, bir ömrün dilsiz yazısı.
Gölgesi kırık aynalarda arıyorum yüzümü,
Eskimiş bir kitabın arasında kuruyan gül kurusu.
Zaman; parmaklarımın ucundan kayan ince kum,
Ve içimde, hiç bitmeyecek bir gurbetin uğultusu.
Ne fırtınalar koptu da, sustu dallarımdaki kuşlar,
Gönül kapımda asılı kaldı o tanıdık bakışlar.
Hüzün; bir şairin son dizesinde donan o damla,
Yorgun bir mektubun pulunda gizlenen son elveda.
Arslan KOÇOĞLU