— Güçlü olmayı becerebilirsem... o zaman kaderim değişir mi?
— Değişir... Kader deyince sadece doğum ve ölüm gelmemeli insanın aklına. O arada yaşanan bir hayat var. O hayatın bir rengi, bir tadı var. İşte bizim değiştirmemiz gerekenler bunlar.
Kin ve öfke çok keskin duygulardır. İnsanın hem içini çok acıtır, hem de enerjisini yer. Buraya yatırılan enerji tam bir israftır. Keşke insanlar bu enerjiyi başka türlü kullanabilseler.
Size kendinizi hiç özgür hissettirmez bu şehir. Bütün aile bir arada oturduğunuz evde ne kadar özgür olabilirseniz, Ankara'da da o kadar özgür olabilirsiniz ama o ev sizindir. Tatile gittiğinizde bile, orada gördüğünüz her türlü güzelliğe, yediğiniz birbirinden güzel yemeklere, denize, denizden esen ılık meltemlere rağmen özlersiniz onu. Tıpkı o kalabalık evde içtiğiniz bir kaşık sıcak çorba gibi, bir süre sonra burnunuzda tüter Ankara. Bırakıp gide-mezsınız...