Ruhları sıkılıp kalpleri kasvet bağladığında kimileri kendilerini eğlendirecek bir meşgale bularak kimileri de yiyip içerek rahatlamaya çalışır. Oysa bu güdük etkinliklerin izafi ve sathi rahatlatmasından çok daha fazlası -hem de hakiki olarak- namazda bulunur. Namaz, insan için bir ferahlama odasıdır. Maneviyatımızı ve psikolojimizi istikrarlı bir dengede tutma konusunda namazın yadsınamaz katkıları vardır.
"Neyi tam çözersem o da dönüp diğer sorunlarımın çözümüne vesile olur." diye düşünürsek hiç şüphe yok ki bunun cevabı, gereğince kılınan bir namaz hayatına sahip olmaktır.
Namazı kendisine bir yük olarak gören insan, onun dünyevi ve uhrevi karşılıklarını hesap etmeye başlar. Namazın bizatihi bir mükafat olduğunu anlayan biriyse- farzımuhal hiçbir karşılığı olmayacak olsaydı bile - bunu aşkla sürdürmeyi düşünür. İşte böyle biri, şükran manasını taşıyan namaza olan muhtaçlığının farkındadır.