Hak Teâlâ'nın en büyük nimetlerinden biri, bu "Kimyâ İlmi"ni insanlara öğretmesi ve onlara kalp cevherinin mücahede potasına nasıl atılacağını, kalbin kirinden ve bulanıklığının kendisinden kaynaklandığı kötü ahlakın nasıl giderileceğini, güzel vasıfların da ona nasıl kazandırılacağını anlatmaları için yüz yirmi dört bin peygamber göndermesidir.
İnsanın cevheri ilk yaratılışta eksik ve noksan olduğu için onu bu eksiklikten kurtarıp kemal mertebesine ulaştırmak yalnızca mücahede ve manevi tedavi ile mümkündür.
insan ezeli değil ise de ebedîdir. Her ne kadar bedeni topraktan ve süfli ise de ruhunun hakikati ulvi ve rabbanîdir. Cevheri başlangıçta hayvanî,yırtıcı ve şeytani sıfatlarla karışmış olsa bile, mücahede potasında bu karışıklık ve bulanıklıktan arınır ve Allah Teâlâ'nın huzuruna layık hale gelir. Nitekim esfel-i sâfilîn olan en düşük dereceden alâ-yı illiyyîn olan en yüce mertebeye kadar bütün iniş çıkışlar onun içindir.
Yıldızlar büyük, insanlar küçük: Onun için dertleri de küçük, kavgaları da... Gözleri bir karış ötesini görmekten âciz... Oysa şu yıldızlara bak, Türkiye'yi de görüyor, Batı Trakya'yı da... İngiltere'yi de Amerika'yı da...