Ah, bu ihtiyaçlar bir açın ekmeğe, bir çıplağın elbiseye olan ihtiyaçlarından beterdir, daha şiddetlidir. İnsan denilen şey sıradan makineler gibi yalnız maddi vasıtalarla idare olunur bir şey değildir. Bunun bir de manevi yönü vardır. Ama diyeceksin ki “yüce duygulardan mahrum ve o tür ihtiyaçları hissetmekten uzak yürekler de yok mudur?” O tür yüreklerin sahipleri, hayvanlığı üstün gelenler değil midir?
Zavallı kalbim, onlardan yediği darbeler o kadar birbiri üzerine oldu ki artık nasır bağladı. Önceleri “acaba bir hata mı ettim” diye şaşalayan fikrim, gördüğü haksızlıklar üzerine artık onların hiçbir sözüne önem vermez oldu.