Büşra

İnsanoğlu dediğin şey ne kadar da tek tip bir varlık aslında! Vaktinin çoğunu yaşamak için çalışarak geçiriyor, geri kalan ufacık boş vaktinde ise öyle korkuyor ki, bu kısacık boşluğu bile doldurmak için ellerinden geleni yapıyor. Ah, insanoğlunun kaderi!
Sayfa 16·Kitabı okudu
Reklam
Haklısın sevgili dostum, insanlar -neden böyle yaparlar bilinmez- bugün yaşadıklarıyla başa çıkmak yerine, geçmişteki acı anılarını tekrar tekrar canlandırmak için harcamasalardı hayal güçlerini, o acılar canlarını belki de çok daha az yakabilirdi.
Sayfa 10·Kitabı okudu
Es'ad b. Zürare'nin İslam'ın dirilten mesajlarını ilk ulaştırdığı şahıs çok sevdiği bir arkadaşı idi. Zaten hidayet insanın sevdiklerine hediye edebileceği en önemli, en değerli, en kıymetli hediye değil mi?
Sayfa 141·Kitabı okudu
Bugün sahabe dediğimiz o kutlu neslin hiç şüphesiz en faziletlisi, en hayırlısı Hz. Ebubekir'dir. Onun risalet davası için yaptıklarını bilmeyeniniz yoktur. Bunun üzerinden bir tespit yaparak şöyle bir söz söylesek inanın bu sözde hiçbir mübalağa yoktur: Es'ad b. Zürare ensarın Ebu Bekir'idir.
Sayfa 123·Kitabı okudu
Hz. Ömer'in Cerir b. Abdullah'ı "ümmetin Yusuf'u" diye isimlendirmesi çok manidardır. Bu isimlendirmenin tek kaynağı güzellik olamaz. Yusuf'u Yusuf yapan ne ise kıyamete kadar Yusuf'a benzetilecek olanların da özelliği o olmalıdır. Neydi Yusuf'u Yusuf yapan? Allah vergisi bir güzellik, iradenin hakkını vererek Züleyhalara "dur" diyebilen bir iffet... Yani cemal ve iffet... İşte her kim bu ikisinin hakkını verirse hangi çağda yaşarsa yaşasın, adı ne olursa olsun, hatta cinsiyeti ne olursa olsun Allah'ın izni ile o Yusuf'tur, çağın Yusuf'udur. İşte Cerir b. Abdullah böyle biriydi. Cemal ve iffet noktasında insanları kendisine hayran bırakan bir sahabiydi.
Sayfa 107·Kitabı okudu
Reklam