Artık güzelim, en usta ressamın büyük bir hasretle birbirini kucaklamış ya da öpücük toplayan gayrimeşru aşıkları tasarlayarak resmettiği tablosunda ne güzellik bulunabileceğini düşünmeli! Bunda güzellik ancak ressamın maharetindedir. Yoksa resmedilen bu olay hayal edildiğinde iğrençlikten başka bir şey bulunmaz.
Bir şair ne kadar hünerli olursa olsun, terk edilmiş bir aşığın nicedir hasretini çektiği cananıyla buluşmaya gitmesini ne kadar zarifçe sözler ve anlamlarla örtmeye çalışırsa çalışsın, yine bu meseleyi kendinin olmayan bir şeye saldırı olmaktan kurtarabilir mi? övünülemeyecek bir aşkta ne tat olabilir?
…gönlü kırıla kırıla toz haline gelmiş, kırılacak tarafı kalmamıştı. Hayatın âh u zâr ile doldurduğu bir kalp, yine hayatın kırdığı birisinin, çok yakın birisinin istihzalarından yüksünecek değildi ya.