İlmin gururuna kapılan âlimler, ibadetin şekline takılıp özünü unutan zâhidler, dünyayı terk ettiklerini zannederken kalplerini ona bağlayan sûfîler, hâllerine hayran kalan sâlikler ve nihayet, hakikate yaklaşırken kendini "varmış" görenler … Her biri, hakikat yolunda bir basamakta oyalanmış, vuslatı engelleyen bir perdeyle kuşatılmıştır.
Hakikaten düşkün, ruhen malul olanlara, dejenerelere, biraz başka türlü muamele edilmesini anlarım… Fakat bu arada yanlış anlaşılmışların, yahut iyi anlaşılmamışların da yanmasından çok korkarım…
Öyle bir hale gelmiştim ki ister Kılıçdiş çıksın karşıma, ister oklarıyla birlikte yirmi Ateş İnsanı, umurumda değildi. Aşkın çılgınlığı işte böyle bir şeydi …