Vazgeçmeyi bilmek. Vazgeçmek ya da vazgeçmemek: kumarbazın genellikle karşı karşıya kaldığı soru işte budur. Vazgeçme sanatı kimseye öğretilmemiştir. Oynamaya devam edip etmeyeceğine karar vermenin ıstırabı hiç de görülmedik bir durum değil. Onurlu bir șekilde çekip gidebilecek miyim? Yoksa ben, inatla bir șeylerin olmasını beklemeye devam edenlerden miyim? Mesela dünyanın sonu gibi bir şeyi ya da her ne olursa; belki de beklenmedik ölümüm gibi, vazgeçme kararımı son derece anlamsız kılacak bir hipotezi?
Sevmekten kendimi alamadığım hayatla cazibesinden korktuğum ölümün arasındayım şimdi. Belki başka bir şey olan bu hiçlikten çekiniyorum, hem hiçlikten hem de o başka şeyden ürküyorum; adeta ölüm hiçliği ve dehşeti aynı anda bünyesine sığdırabilirmiş, tabutuma bir bedeni olan bir ruhun sonsuz soluğunu hapsedeceklermiş, adeta ölümsüz bir şeye, hapsederek azap çektireceklermiş gibi.