Açıkçası, bu benim ilk kitap incelemem. Bu yazarın yaşamını okumuş biri olarak rahatlıkla söyleyebilirim ki kitabı okurken bazı yerlerde bırakmak istedim. Çeviriden kaynaklanmış olabileceğini düşünsem de aslında bu Japon edebiyatının bir parçası. Bir insanın daha çocukluktan böyle bir karaktere 'bürünmesi' ve bu bürünmenin onu taşıdığı yerse aslında ne yaparsak yapalım ve onlar için ne kadar uğraşırsak uğraşalım insanların aslında hiç değişmiyor olduğunun kanıtıydı adeta. Aslında kitap yazarının oturup yazdığı bir kitap değil, bilhassa geride bıraktığı kişisel notlarından derleme gibi. Böylece birinin günlüğünü okuyor gibi hissettiriyor. Beklenmedik çok fazla şey yaşanmıyor. Ama o ruh halinin yansıtılma şekli oldukça başarılıydı. İnsanlığımı Yitirirken, bir çok zor soruyu da soruyor aslında. Bazı yerlerde durup cevap verme ihtiyacı duyuyorsunuz, ince bir kitabı neredeyse 2 haftada bitirmem de sanırım bu yüzden oldu. Velhasıl kelam, okuyacaksanız sorduğu sorulara hazırlıklı olmakta fayda var.