Ruhunuzun söküklerini görebiliyorum bayım. Ve bu yıpranmışlık, beni mahvediyor. İzin verin, kalbimin size dair topladığı her ne varsa ruhumun deliğinden geçireyim. Siyah bir ruhtan topladığım mavi iplerle dikeyim her bir köşenizi..
Gözlerime bakıyor olduğunuz kısacık bir an bile çehremde hüküm süren yüzlerce çiçeğin açmasına neden oluyordu bayım. Fakat şimdi, size bakmadığım zamanlarda dahi gözlerinizi üzerimde hissetsem, bunun ağırlığıyla öleceğimi biliyorum.
Tam kirpiklerinizin arasında bayım, silemediğiniz bir kaç damla yaş kalmış. Belki bir kaç dakika sonra soğuk rüzgarla kuruyacaklar fakat, ben artık ne zaman kirpiklerinize baksam.. Üşüyeceğim.