Öyle ki, artık sahiplik düşüncesinin bağımlısı olmuştu. Çünkü sahip olduklarının kendisine “verildiğini” düşünmek, verenin kim olduğu sorusunu gündeme getirecekti.
SINIRSIZ KAİNATTA OTİSTİK HAYATLAR
Ya zamanımızın tipik otistik insanı? İşte o, kendi hastalığını kendisi tercih ediyor. Kendi dünyasını kendisi daraltıyor. Günübirlik kaygı, endişe ve ihtiraslarla sıkışıp kalıyor. Ezel ve Ebed Sultanının kainat sergisinde bir mütalaacı olduğunu unutmuş halde yaşayarak otistik bir hayatı bizzat seçiyor.