Feyza

Feyza
@arzimihman
°Bir ömür boyu koşarsın, yetiştiğin sadece nasibindir. °Son günde yaratıcıya anlamlı bir hikaye anlatabilmeliyim
Bugün umre ödüllü yarışmaya katıldım kazanmam için ve sağsalim, sorunsuz bir sekilde gidip gelebilmem için sizlerden dua beklerim 🌼
1000Kitap
Feyza
Amin teşekkürler ✨
Reklam
🇮🇱Recep Tayyip Erdoğan: “İsrail devletinin yaşama hakkını kimsenin tehdit etmesine Türkiye razı olmayacaktır..” 🇵🇸Recep Tayyip Erdoğan: “Hamas, 1947’den itibaren toprakları işgal edilmiş, bu topraklarının işgalinden sonra topraklarını koruma altına alan bir direniş örgütüdür.”
Feyza isimli okura yanıt verildi
Feyza
Peki buna ne diyeceksiniz, konuşmanın devamını dinlemeden linki atmışsınız x.com/KOROGLU_1071_/s...
🇮🇱Recep Tayyip Erdoğan: “İsrail devletinin yaşama hakkını kimsenin tehdit etmesine Türkiye razı olmayacaktır..” 🇵🇸Recep Tayyip Erdoğan: “Hamas, 1947’den itibaren toprakları işgal edilmiş, bu topraklarının işgalinden sonra topraklarını koruma altına alan bir direniş örgütüdür.”
Feyza
İsrail'le ilgili söylediğini ne zaman dedi acaba?
İlk defa bir kitabı not alarak ve altını çizerek okudum. DİKAB (alan bilgisi) , Diyanet ( görevde yükselme) , yüksek lisans ( din sosyolojisi, islam tarihi, hadis) sınavlarına hazırlık yapan tüm arkadaşlar mutlaka okumalı. Kitap duygusallıktan uzak olsada, yine de gözyaşları içinde okuyacaksınız. Mutlaka okunmalı.

Muhammet İkbâl

@Muhammetikbal
·
Stratejik ve İlkesel bir Siyer Okuması
İslam ilimlerinde, rivayet yöntemi her dönemde merkezi bir konuma sahip olmuş ve yöntemin bir gereği olarak olay hakkında verilmiş olan haber, o haberi veren kişinin kişisel yetkinliği ve kişi sayılarının ardından ikincil öneme sahip olmuştur. Bu durum islamın ve dahi umumi anlamda dinlerin güven merkezli yapılarına ilkesel bir paralellik sağlasa da olayın yorumlanması konusunda subjektifliği artırdığı da bir gerçektir. Zira haberi ulaştıran şahsın mezhebi, kültürü, bilişsel gelişmişliği, ilmi donanımı haberin tahammülünde (algılanmasında) bir süzgeç görevi görür ve nihayet aynı subjektiflik eda ederken de geçerli olarak haberin dönüştürülmesine neden olur. (Haberi siyasi amaçlarla dönüştürülmesinden bahsetmiyorum bile.) Bu realite, müslümanları halef yöntemini geliştirmeye itti ve dolayısıyla müslümanlar ilk kez metnin içeriğini kur’an, genel ilkeler, akıl ve dahi tarihi gerçekliklerle kıyaslama yoluna gittiler. Bu sayede haberi, haberi ulaştıranın subjektif yorumundan arındırmayı denediler. Tam anlamıyla başarı sağlandı mı? Cevap vermek zor ancak ilk yöntemdeki problemleri hatırı sayılır derecede çözdükleri aşikar. ... Özellikle siyer söz konusu olduğunda siyasi ideolojilerin veya mezhepsel inançların alimlerin zihinlerini nasıl esir aldığından bahsetmeye gerek yok sanıyorum. Zira her mezhebin kendi peygamberini yarattığı bir gerçek olarak karşımızda. Dolayısıyla bu noktada tarih ilminin (halef yönteminin temellerini attığı yöntem) bir refleks olarak ortaya çıkması gerekiyordu. Benim bildiğim kadarıyla bu refleksi islam tarihi açısından ilk bedenlenen islam alimlerinden biri Vakidî. Vakidi, kitabul megazi adlı eserini bu yöntemle vücuda getirmiş. Ve özellikle olayların geçtiği coğrafyayı karış karış gezerek ulaşan haberleri teyit etme yoluna gitmesi, böylece
Din
Feyza isimli okura yanıt verildi
Feyza
İnşallah okuyacağım. Şu sıra çok fazla kitap okuyorum onları bitirebilirsem bu kitabı da okumak isterim, ayrıca dhbtye hazırlanıyorum ben de umarım ki faydası olur onun için de🤍
İlk defa bir kitabı not alarak ve altını çizerek okudum. DİKAB (alan bilgisi) , Diyanet ( görevde yükselme) , yüksek lisans ( din sosyolojisi, islam tarihi, hadis) sınavlarına hazırlık yapan tüm arkadaşlar mutlaka okumalı. Kitap duygusallıktan uzak olsada, yine de gözyaşları içinde okuyacaksınız. Mutlaka okunmalı.

Muhammet İkbâl

@Muhammetikbal
·
Stratejik ve İlkesel bir Siyer Okuması
İslam ilimlerinde, rivayet yöntemi her dönemde merkezi bir konuma sahip olmuş ve yöntemin bir gereği olarak olay hakkında verilmiş olan haber, o haberi veren kişinin kişisel yetkinliği ve kişi sayılarının ardından ikincil öneme sahip olmuştur. Bu durum islamın ve dahi umumi anlamda dinlerin güven merkezli yapılarına ilkesel bir paralellik sağlasa da olayın yorumlanması konusunda subjektifliği artırdığı da bir gerçektir. Zira haberi ulaştıran şahsın mezhebi, kültürü, bilişsel gelişmişliği, ilmi donanımı haberin tahammülünde (algılanmasında) bir süzgeç görevi görür ve nihayet aynı subjektiflik eda ederken de geçerli olarak haberin dönüştürülmesine neden olur. (Haberi siyasi amaçlarla dönüştürülmesinden bahsetmiyorum bile.) Bu realite, müslümanları halef yöntemini geliştirmeye itti ve dolayısıyla müslümanlar ilk kez metnin içeriğini kur’an, genel ilkeler, akıl ve dahi tarihi gerçekliklerle kıyaslama yoluna gittiler. Bu sayede haberi, haberi ulaştıranın subjektif yorumundan arındırmayı denediler. Tam anlamıyla başarı sağlandı mı? Cevap vermek zor ancak ilk yöntemdeki problemleri hatırı sayılır derecede çözdükleri aşikar. ... Özellikle siyer söz konusu olduğunda siyasi ideolojilerin veya mezhepsel inançların alimlerin zihinlerini nasıl esir aldığından bahsetmeye gerek yok sanıyorum. Zira her mezhebin kendi peygamberini yarattığı bir gerçek olarak karşımızda. Dolayısıyla bu noktada tarih ilminin (halef yönteminin temellerini attığı yöntem) bir refleks olarak ortaya çıkması gerekiyordu. Benim bildiğim kadarıyla bu refleksi islam tarihi açısından ilk bedenlenen islam alimlerinden biri Vakidî. Vakidi, kitabul megazi adlı eserini bu yöntemle vücuda getirmiş. Ve özellikle olayların geçtiği coğrafyayı karış karış gezerek ulaşan haberleri teyit etme yoluna gitmesi, böylece
Din
Feyza
Okuyacaklarıma ekledim ✨