Arzu Demirel

Sabitlenmiş gönderi
"İçinde iki kişi var," diye tekrarlıyor, çerçeve dışına çıkarak. "Dünyada dolaşan ve rüyalarda dolaşan."
Sayfa 125·Kitabı okudu
Kendimize ait olanı olmayandan ayırt etme yönündeki psikolojik kapasitemiz sakatlandığında, bu sakatlık fizyolojimize de yayılma eğilimi gösterir. Bastırılmış öfke, bozuk bağışıklığa yol açar. Duyguları etkili bir şekilde işleyip ifade edememek ve başkalarının ihtiyaçlarına hizmet etmeyi kendi ihtiyacını düşünmenin dahi önüne koyma eğilimi, kronik hastalık görülen insanlarda ortak davranış biçimleridir. Bu başa çıkma tarzları psikolojik düzeyde sınırlarda bulanıklaşmayı, kendine ait olan ile olmayan arasında bir karmaşayı temsil eder. Aynı karmaşa; hücreler, dokular ve vücudun organları seviyesinde de devam edecektir. Bu durumda bağışıklık sisteminin kafası kendine ait olanı başkasına ait olandan ayırt edemeyecek kadar karışır veya tehlikeye karşı savunma yapamayacak hale gelir.
Herkesin gözyaşını ben dökemezdim, kendime bakmak zorundaydım... Kendinize bakmanız gerektiğini anlamanız çok önemli, zira kendinize bakmadan kimseye bakamıyorsunuz.
Sıkıntılı bir çocukluk geçiren yetişkinler, diğer yetişkinlerden daha ciddi kayıplarla karşı karşıya kalmıyor olabilirse de, başa çıkma kabiliyetleri yetiştirilme tarzlarıyla örselenmiş durumdadır. Stres, dış dünyadan kopuk bir şekilde meydana gelmez.
Hangi noktada 'İstemiyorum' demem lazım? Bu benim için her durumda yabancı bir kelime. Insanlara yalan söylerim, telefonu açmam, 'Tibet'e taşındığım için plana dahil olamayacağım, derim... Her şeyi yaparım fakat 'İstemiyorum' diyemem. Aklıma hiçbir yalan gelmezse de, her şeyi üstlenirim."