Gençliğimde saray cerrahımızın bir konuşmasını duymuştum. İlaçları laf olsun diye sattığını söylemişti. Yeterince zaman verirseniz yaraların çoğu kendiliğinden iyileşir diyordu.
Yalnız bir yaşamada, bir başka ruhun sizinkinin yanına damladığı ender anlar vardır, yıldızların senede bir defa yeryüzüne sürünüp geçmesi gibi. Daidalos da benim için öyle bir takımyıldızıydı.
Gölgeler yatağı sarıyordu. Hiçbir kurbağa sesi yoktu, hiçbir kuş ötmedi. Evrenin durgun kalbini bulmuştuk sanki. Biz hariç hiçbir şey hareket etmiyordu.