Merak, kısaca yeni bilgilere ve deneyimlere karşı bizi harekete geçiren (motive eden) bir sistem olarak tanımlanir. Merakı ikiye ayırabiliriz: kişilik özelliği olarak merak ve durumsal merak. Durumsal merak, dış kaynaklıdır. Bir şeylerin ne olduğunu veya neden olduğunu merak eden bir kişi durumsal merak yaşıyordur.
Yani kimliğimiz, alacağımız yanıtlar doğrultusunda pek değişmez. Kişilik özelliği olarak merak ise iç kaynaklıdır. Kişinin gelişmek, keşfetmek, anlamlandırmak ve öğrenmek amacıyla bir şeylere merak duyması durumudur. Kişi yeni şeyler keşfederek, kimliğini yani iç dünyasını zenginleştirir.
O zaman ailenin çocuğuna soru sorabilmesi için, ilk önce onu, onun iç dünyasını merak etmesi gerekir. Ailelere, "Çocuğunuzu merak ediyor musunuz?" diye sorunca, hemen hemen bütün aileler, "Evet" diyor. Ama genelde ilkini kastediyorlar: durumsal merak. "Çocuğum ne yaptı?", "Okulu nasıl?", "Ne yedi?.."
Ama asıl önemli olan ikincisidir. Ailenin onunla yakınlık kurması için çocuğun iç dünyasını merak etmesi ve onu gerçekten keşfetmeyi istemesi gerekir. Yakınlık neydi? İnsanın iç dünyasının anlaşılması, onaylanması ve bu iç dünyayla ilgilenilmesidir. O zaman çocukla yakınlık kurmak için, onun iç dünyasını önce keşfetmemiz, sonra da anlamamız gerekir. Doğal olarak da sorular bunun üzerine kurulu olmalıdır.
Çocuğunuzla bağ kurmak için size üç adımlı bir model öneriyoruz: Merak et, soru sor ve dinle.