Özge

başkasın sen başkadır ağzın başka bir ağaca benziyorsun yüzünde başka bir orman var diye diye seni ben hem ormanına girip hem hiçbir dalına değmeyerek dokunmayarak hiçbir ağacına içimi taşlara sırtımı duvarlara süre süre seni ben gövdemde tir tir titreyen bir kuş ters dönmüş bir kaplumbağa seni ben durup dururken değil içinde sıkıldığım bir yeryüzü içimde sıkılan bir yeryüzü var diye diye icat ettim sevgilim ben hevesim kursağımda burada buralarda sen mucidini öldüren her icat gibi ne işe yaradığını bilmeyen bir alet gibi orada oralarda
Sayfa 44·Kitabı okudu
Reklam
yeryüzünde bazı konular yok bazıları da hiç kapanmıyor diye seni ateş ve suyla değil toz ve demirle değil künçle hınçla utançla icat ettim
Sayfa 43·Kitabı okudu
beni delinme beni parçalanma isteği beni taylarını saldığı gün cam yiyen bir at beni kardeşlerini çiğneyen genlerim beni tam ortasında kaldığım dünya beni Allah günde beş defa olmamışım diye geri çağırıyor sen beni çağırma
Sayfa 42·Kitabı okudu
düşsem ölürüm düşsek ölürüz dediğimiz o ormanda sana edilmiş bir yemin gibi başında beklemediğim cümle dalını budamadığım ağaç eğilmediğim yüz kalmadı
Sayfa 41·Kitabı okudu
biliyorsun senin saçlarınla başlayıp nasıl oluyorsa benimle devam etmiş insan sevmeyen insan sevmeyen ama kırlara katkı sunan bir yüzün kapkaranlık bir ormanın vardı ormanımız
Sayfa 40·Kitabı okudu
Reklam