Özge

Öncesiz ve sonrasız, bağlantısız ve belgesiz tükenivermek; bir ağacın, bir evin, bir pabucun hakkıdır.
Sayfa 85·Kitabı okudu
Reklam
Her şey özlenebilir. Her şey tutku konusu olabilir. Her şey aynı ölçüde kutsal ve aynı ölçüde aşağılık olabilir. Tutkular, çevreye göre değişen şeylerdir.
Sayfa 57·Kitabı okudu
Ha tutsaklığa gitmiş Rosa ha özgürlüğe, bunlar birbirine açılan kapılar değil mi? Beni duygulandıran -duyduğumu yaygınlaştıracak kadar duygulandıran- bırakmaktır. Hiçbir şeyi hazırlamadan, belki de en gereksiz ve yanlış anda bırakmak. Bırakma anının bırakılanlar ne denli bırakılası olsalar da bırakanı sevindiremeyeceğini, yüceltemeyeceğini bilmektir. O anda kendiyle yalnız kalanın; bu yeni düşman karşısında, bir yığın ahmak yüzünden tanıma fırsatını hiç bulamadığı kendi karşısında duyabileceği dehşettir. Önemli gösterilebilecek bir eylemin ardından; başkalarının yanlışlarının o ana dek gölgelediği kendi yanlışımızın çırılçıplak kalışıdır. O yeni saçmalık, gülünçlüktür.
Sayfa 97 - Sevgi Soysal ile söyleşi. Konuşan, Adnan Binyazar·Kitabı okudu
O Rosa ki acıklı da gülünç de olabilir. O Rosa ki ne bir nokta ne de bir virgüldür. O Rosa ki başkası tarafından verilmiş bir ad, başkası tarafından çektirilmiş acılardır. O Rosa ki beceriksizliklerde ısrardır. O Rosa ki kimseye bir şey öğretemeyip kimseden bir şey öğrenmeyendir. O Rosa ki düşünde kendi cenazesine gelenleri görüp kendi ölümüne ağlar. Onlar ki hep kendi ölümlerine ağlarlar, kendi yalnızlıklarına, kendi kadersizliklerine ağlarlar. İşte bütün onları, o Rosa ile birlikte öldürdüm. Noktayı koyup düğümü çözmek için.
Sayfa 79·Kitabı okudu
Tante Rosa bütün kadınca bilmeyişlerin tek adıdır.
Peki ben nasıl öldüm? Ne zaman ve ah nasıl? Hangi savaşta, hangi ihtilalde, hangi karın ağrısından ya da? Bilemezsin evet bilemezsin. Her şeyi bilmediğin gibi öldüğünü de. Onu başkaları; seni gömenler, senin için yas tutanlar bilir ve unutur. Baban ve anan, öğretmenlerin ve papazlar, komşular ve çocukların, kocaların ve âşıkların, dostların, düşmanların, sana selam verenler ve vermeyenler, hakkında çok ya da az dedikodu edenler, borç verdiklerin ya da aldıkların, dolandırıcı, ya da az dolandırıcı dükkâncılar ve sütçü ve yoğurtçu ve gazeteci ve kapıcı ve sivrisinekler bilir ve unutur. Niçin unutmasınlar?
Sayfa 79·Kitabı okudu