Her şey özlenebilir. Her şey tutku konusu olabilir. Her şey aynı ölçüde kutsal ve aynı ölçüde aşağılık olabilir. Tutkular, çevreye göre değişen şeylerdir.
Ha tutsaklığa gitmiş Rosa ha özgürlüğe, bunlar birbirine açılan kapılar değil mi? Beni duygulandıran -duyduğumu yaygınlaştıracak kadar duygulandıran- bırakmaktır. Hiçbir şeyi hazırlamadan, belki de en gereksiz ve yanlış anda bırakmak. Bırakma anının bırakılanlar ne denli bırakılası olsalar da bırakanı sevindiremeyeceğini, yüceltemeyeceğini bilmektir. O anda kendiyle yalnız kalanın; bu yeni düşman karşısında, bir yığın ahmak yüzünden tanıma fırsatını hiç bulamadığı kendi karşısında duyabileceği dehşettir. Önemli gösterilebilecek bir eylemin ardından; başkalarının yanlışlarının o ana dek gölgelediği kendi yanlışımızın çırılçıplak kalışıdır. O yeni saçmalık, gülünçlüktür.
Sayfa 97 - Sevgi Soysal ile söyleşi. Konuşan, Adnan Binyazar·Kitabı okudu