Buda ansızın her şeyin boş olduğunu anlayıp "Şimdi her şeyi biliyorum" diyerek esrikliğinden sıyrılmıştı, Septimus Severus ise;
"Omnia fui, nihil expedit" demişti: "Her şey idim; hiçbir şeye değmezmiş."
Nasıl isterse öyle olsun: Her şeyi kendi haline bırakıyorum. Ve kaderin emriyle, unutulmuş üç beş yemine sadık kalarak tesadüflerin tamamladığı ben, varlığımı tanrıya ya da belki de var olan tanrılara terk ediyorum
Biz aslında insanları sevmeyiz. Sevdiğimiz, bir insan hakkında oluşturduğumuz fikirdir. Kısacası kendi uydurduğumuz bir kavramı - ve sonuç olarak kendimizi sevmekteyizdir
Hayatı bir mide bulantısı ruhumuzun varlığını kaslarımızı bütünüyle saran bir rahatsızlık gibi hissedebiliriz. Ruhumuzdaki hüzün yoğunlaşınca, uzaktan uzağa tüm bedenimizde gelgitler yaratır, bedeni kullanarak acı çektirir bize.
Bilinçli olmanın ıstırabının, şairin dediği gibi,
ölgünlük, bulantı
ve acı veren bir arzu
haline geldiği günlerden birinde, kendi kendimin bilincindeyim.